Dilek
…yük bir taş ve güçlükle hareket ettirdiğimde bir şey düşüyor ayaklarımın ucuna… elime aldığımda fark ediyorum küçük bir taş olduğunu buz gibi duruyor avucumda… aydınlığa çıktığımda açıp bakıyorum parmaklarımın arasında duran…
623 kullanım · 331 yazı
…yük bir taş ve güçlükle hareket ettirdiğimde bir şey düşüyor ayaklarımın ucuna… elime aldığımda fark ediyorum küçük bir taş olduğunu buz gibi duruyor avucumda… aydınlığa çıktığımda açıp bakıyorum parmaklarımın arasında duran…
…çmişti, bugün ise bitiyordu Ve bıkmadan her gün başka bir yarını bekliyordum. Oturdum bir masaya, masa benden küçüktü Eğdim boynumu, çıktı sırtımda yazı kamburu Ellerim üşürken girdiğim bu yerde, yazarak ısınıyordum Bu kez zama…
…kinsiz bir peri masalının Murakami’nin o kendine has tuhaflığında vücut bulmuş hâli, adeta. Kahramanımız olan küçük bir çocuk, her zaman uğradığı kütüphaneye giderek eski zamanlardaki vergi sistemleriyle ilgili bir kitap okum…
…ngi biraz daha açılmıştı. Sahi, rengi var mıydı havanın? Şeffaf değil miydi o? Peki bu renkler neyin nesiydi? Küçükken abimle balık tutmaya gittiğimiz gün aklıma geldi. O gün de bu renkle kaplanmıştı her şey. Sonbahar mevsimi ol…
…k, beklediğini hatırlayacaksın, bekleyişini.. Ben tam da böyle beklerken, Ellerim ceplerimde kaybolacak kadar küçükken öğrendim zamanı Bir şeylerin olmayışına sadık kalmayı, Olanın yalanına kanmamayı, Sabahın, karanlığa olan sab…
…öylesem bana deli derlerdi, ama o deli değildi — sadece inanmıştı.Bazen onun inancı bana bir kum tanesi kadar küçük, bazen de ben ona göre bir kum tanesi kadar önemsiz görünürdüm. Ama asıl soru şuydu:Gurbet Hanım yıldızlardan…
…u nasıl olur, okuduklarım gerçek olamazdı. Ya gerçekseler? Mektup yıllar, yıllar önce kaybolan kardeşimdendi. Küçükken elimi bırakmayan, sırtıma çıkıp oyunlar oynayan ve karşımda hep o aynı gülümsemesiyle duran kardeşimden. Bir…
…istese bile, yaşadığı toprakların ağırlığı sırtına çöker. Her sabah elim, dünya dolusu haberi önümüze seren o küçük kutuya gidiyor. Ama uzun süredir yüzümüzü güldüren bir haber yok. O kutu, artık sadece yıkılış hikâyeleri anl…
…minnet etmeden kendimizi olduğu gibi kabul edebilmenin gücü yükseldikçe biz daha emin atacağız adımlarımızı. Küçük bir umutla filizlenen ilk adım, büyüdükçe, acıdan örülmüş sapasağlam bir dağı bile eritecek kadar güçlü olabi…
…sıkı. Ölümün umuduna tutunuyorum bu sefer. Bir parça huzuru bahşedecek bir avuç toprağın merhametine sığınan, küçük bir kız çocuğunun mahzun bakışlarıyla, kırgın bir damla gözyaşı dökülüveriyor sol gözümden usulca. Bu dünyada…