Unutmak
…Dönüşümlü geliyoruz Serap’la. O evi siliyor, yemek yapıyor, buzdolabını dolduruyor, ben de böyle işte tepsiye koyup götürüyorum. Onca sene oğlan çocuğunu kayıran annem, şimdi tüm bunları değerlendirecek durumda olsa elbet söy…
74 kullanım · 58 yazı
…Dönüşümlü geliyoruz Serap’la. O evi siliyor, yemek yapıyor, buzdolabını dolduruyor, ben de böyle işte tepsiye koyup götürüyorum. Onca sene oğlan çocuğunu kayıran annem, şimdi tüm bunları değerlendirecek durumda olsa elbet söy…
…lmaması, durumu muallak bırakıyordu. Sonuç olarak da her biri öğrenecekleri şeyleri zamana bırakarak işlerine koyuluyor, bir yandan da göz ucuyla Yakışıklı’yı takibe devam ediyorlardı. Haftalar geçiyor, Yakışıklı, yalnız da olsa…
…hâlâ sırıtıyor aptal. Market parasından beş lira çöreklere gitti. Annemin siparişlerini kafamda önem sırasına koyuyorum: Ayçiçek yağı, bulaşık deterjanı, iki limon, kahve. Para yetmezse kahveyi unutmaya karar veriyorum çabucak. A…
…e bucak dolaştı: “Kâmil Bey evde misiniz? Ben geldim.” Karşılık alamadı. Gözleri ev sahibinin oturduğu oymalı koyu kahverengi koltuğun yanındaki sehpada günlük gazeteleri aradı. Boştu. Kâmil Bey’in gazete almaya gittiğini dü…
…da düşürmüş olduğumu fark edecek, kedimin aç olduğunu düşünecek, eşiğe kapının hemen altına oturup bir çığlık koyuverecektim… Yazan: Kemal Macar
…otoğraflar; yeni alınan televizyonun kutusu, çamaşır makinesinin kutusu… İnsan, yeniyi de eskiyi de aynı yere koyuyordu. Yaşanmışları, hatıraları; yaşanacakları, hatıra olacakları… Çok çabuk vazgeçebiliyordu her ikisinden de. Ara…
…rahat edemem. Ya giren çıkana takılır gözüm ya televizyona. Kimse olmasa bile akvaryumdaki balıkları izlemeye koyulurum. Diğer bir odaya geçsem, o odanın eşyaları ayartır beni. İşte bu yüzden kitap okuma işi gündüze kalıyordu. Ha…
…ven. Ve kendi içinde olan kimse o Belli belirsiz bir bağlantı buluyor birden Binlerce garip ve belirsiz şeyle Koyu isteğiyim ben toprağın Yeşersin diye uçsuz bozkırlar Kendine çeken bütün suları Uzaklardan gelen sesimi dinle…
…alonundakiler işittiklerine inanamasalar da, ‘rüyadaki çözüm yolunu denemekle ne kaybederiz!’ deyip hemen işe koyuldular. Mimarlar, mühendisler çağrıldı. Ne istendiği anlatılıp projeleri ortaya koymaları için iki hafta süre verild…
…an sesleri eşliğinde. “Varoş” derlerdi onlara. Başkentin varoşları… Dağın mağaralarını ağıl yapanlardı onlar. Koyunları olan komşularına imrenirdi hep. Bazen "Şehre geldim ama bir bardak süte hasretim" diye için için mızmızlanırd…