…ı. Çarpıyor soğuk Avluda oturuyorum öylece. Veba bulaşmış bütün vahalara Uzak durun deniyor haber bülteninde. Keskin bir olum korkusu, Simdi Akdenizi düşlüyorum. Sessizce… Sus be! Bir şey söyleme Tenim kanıyor bak birden bire…
…mayacaktı. Tanzimat Dönemi’nin ülke yönetimine getirdiği yenilikler ve toplumun küçük de olsa sürükleyici bir kesiminin batılı yaşam tarzına ayak uydurmasındaki olumlu katkıları yadsınamazdı elbet fakat halkın huzurunu bozan soyg…
…gezegeninin ikinci güneşi Tav’ra, Zahira gezegeninin gölgesiyle karardığında kendi kılıcıyla Basira’nın başı kesilecekti. Ardından bedeni, Bemir’in ateşinde yakılacaktı. Bu, Belamir’in buyruğuydu. Böylece, hem Basira’nın geldiği g…
…nda konuşuyorlardı. Bu ikisi ya arkadaştılar ya da yeni yeni arkadaş oluyorlardı. Beraber bir şey yapacakları kesindi. Yanımdan geçip okulun arka bahçesinde öğretmenlerin göremeyeceği bir yerde durdular. Aramızdaki mesafe birka…
…dim erkenden. Dördüncü gün 04:30 Uyandım. Baş ağrısı. Ev çok sıcak. Hem terliyim hem de boğazım kurumuş. Ağrı kesici, su. Babam horluyor. Xanax içilmiş, belli. Daha ne kadar böyle göçebe yaşayacağım. Sırtım, belim ağrıyor. Bu…
…elki de “esnemek”tir hayatta. Zihin, beden ve ruh üçlüsü sınırlarından nazikçe esnediğinde, insan varoluşunun keskin köşeleri yumuşar ve yaşamla uyumlu bir ritme kavuşur. Öğrenmeye açık olmak ve meraklılık hâlleri arasında gid…
…ii. Bugünlere gelmemizi sağlamışlar. Bizim çiçeklerimiz öyle böyle değildir. Mayıs gelince kıpkırmızı Şakayık keser her yer. Akşam Sefası, Borazan Çiçeği, Frezya, Hatmi Çiçeği, Küpeli, Kadife Çiçeği, Lale, Gelincik, Pembe Tro…
…lardan bir iki meraklı gözün kendisine baktığını gördü, hafifçe utandı ve hızlı adımlarla arka tarafta gözüne kestirdiği bir masaya ilişti. Etrafı biraz merak biraz hasretle süzmeye başladı, garsonlar değişmişti -tabii ki kaç yıl…
…ği tartışmasız bir gerçek bana göre. Lisanını anlamadığımız bir şarkının ezgisini bize kendi yaşamımızdan bir kesit hatırlatıyor diye sevebilmemiz pek tabii mümkündür. “Geçmek” deriz ya hani. “O şarkı bana geçti.” deriz. Tıpk…
…a düşündüğü nereye gittiği ya da gideceği değildi. Geçmişi bir yumrukmuşçasına boğazını tıkıyordu. Bileğinden kesip atmak istese de yapamıyordu çünkü kendi yumruğuydu. Karşılaştığı her ağız, annesinin art arda söylediği o beş…