Yaşamak Dediğimiz
…k ki laflamaya. Sabah ona doğru evden çıkıyorum. Ah, söylemeyi unuttum. Beni sokağın ortasındaki bir evin üst katından her gün dikizleyen bir hayranım var. Böyle hayranım yazdığıma bakıp da hoşuma gittiğini sanmayın sakın. Nasıl…
84 kullanım · 61 yazı
…k ki laflamaya. Sabah ona doğru evden çıkıyorum. Ah, söylemeyi unuttum. Beni sokağın ortasındaki bir evin üst katından her gün dikizleyen bir hayranım var. Böyle hayranım yazdığıma bakıp da hoşuma gittiğini sanmayın sakın. Nasıl…
…ağladım, sonra da güldüm. Zaman yüce imiş, bugünler de biter dediler İçimi açtım koca bi fermuar var gibi ve katıla katıla güldüm.
…lemişti. Tekrar tekrar yazmıştı bunları. Yazdıklarının tek bir harfi bile ilişmemişti babama... Kâğıdı usulca katlayıp cebime koydum. Annemin bacaklarına sarıldım sonra. Çamaşır suyu kokan eteğine gömdüm başımı. Orda o kadar uzu…
…m bulanıyor benim! Bağıra çağıra çıktım odasından. Tehditler savuruyordum bir yandan. “Boşuna insanlar doktor katili olmuyor.” diyordum. Soluğu hemen “kasadaki”, pardon “danışmadaki” kızın yanında aldım. O beni anlıyordu. Ben…
…rdir. Potlukları yalnızca çok dikkatli bakılınca görülebilecek kıyafetler... Gelişen teknoloji, modern kadına katma değer ve fayda sağlarken klasik kadın ve anne imajını da afiyetle yedi. Dişleri arasında öğütülüşünü kimse fa…
…ısıracak… Havlamalar kesilince bir adım atıyorum. Hırlamalara zemin atmışım meğer. İkinci adımımda hırlamalar katmerleşiyor. Üçüncüden vazgeçiyorum. Bir korna sesi. Birbirimize öylesine dalmışız ki fark etmiyoruz bile geleni. Kurtarı…
Eşsiz bir hesap, anlaşılamayan Yaşadıkça, nefsi kat kat hayrete saran Anı değil, sonu gördükçe şaşırtan Kim bilir, kaç gezegende, nice zihinde yankılanan Formu değişse de, Tek aranan! Mezopotamya'nın, kadim destanına nakşol…
…im; şanslı bir oyuncaktım. Elbet sınırı geçip gidecektim oraya. Yeni yepyeni bir dünya kurmaya... Peki, ya bu katliamı yapanlar, yaptıranlar. Onlar… Onlar şimdilik korku salmaya devam edecekler. Amaçlarına ulaştıklarını sanacakl…
…eye koy. Daha çok var. Neyse, şimdi yatağı topla bakalım. Yirmi sekiz, yirmi dokuz, otuz. Evet, otuz. Yorganı katla. Otuz bir, otuz iki: sandalyenin üstüne koy. Otuz üç, otuz dört, otuz beş: yastıkları topla. Otuz altı, otuz…
…ede, teyzemin, küçük kardeşinin eşiyle ilişkisinin olduğu yankılanırken, ben duyduklarıma inanamazken, herkes katıksız bir inançla, sanki ‘ondan beklenir’ edasıyla yerden yere vururken onu, ben nasıl içimdeki şüphe kırıntılarını…