Kimliğim Kedi
…aldık, havuzlu evlerin tapusunu verdik ellerine. Şirketler kurduk, gayrimenkul satıştan sermayeler arttırdık. Katlandıkça katlandı paramız. Stewart’ınkilerden büyük mağazalar açtık. Weyerhauser’ın topraklarının iki katını tuttuk ki…
84 kullanım · 61 yazı
…aldık, havuzlu evlerin tapusunu verdik ellerine. Şirketler kurduk, gayrimenkul satıştan sermayeler arttırdık. Katlandıkça katlandı paramız. Stewart’ınkilerden büyük mağazalar açtık. Weyerhauser’ın topraklarının iki katını tuttuk ki…
…muştu. Duygusal zekası o kadar geri kalmıştı ki; iyi ile kötü arasındaki farkı ayırt edebilmekten yoksundu. Fakat böyle olmasının sayısal zekasına ters orantılı olarak katkısı olmuştu. Tarık, yüzünden hiç eksik olmayan boş…
…atarsak “kötü adam” oluyoruz. İş işten geçtikten sonra yumruklaşmayı işten sayıyor ve toplumun hayatına renk katıyoruz. Ya da… Hatalarımızın farkına başkalarından önce biz varıyoruz ve kendimizi suçlamaya başlıyoruz. Beynimizin…
…ilendirilmiş olup olmadığını soramadığımız için şu an ÖTV toplamak zorundadırlar… Hayvanseverlerin aklına “Bu katliama biz de mi destek oluyoruz?” soruları gelirken birileri yaklaşık on beş saniyedir çiğnedikleri et hakkında “Bu…
…nemesi, bu sanatı icra etme cesaretini gösterdiğimiz her anda gerçekleşebilir. Hayat öğretileri bize sıklıkla katı ve dayanıklı olmayı öğütler. Ancak hayat, katı olan her şeyi zamanla un ufak eder; ama esneyen, rüzgârın için…
…ayını alıp kanal manzaralı penceresinin önünde yerini almıştı yine. İnsanlar epey küçük görünüyordu bulunduğu kattan ama o daha çok bulutlara bakıyordu ve özgürce süzülen kuşlara. Sabahları henüz gün doğmadan uyandırırlardı on…
…ktı neredeyse. Bundan böyle mezardan baban çıksa bile bir daha seni muhtar seçmeyiz,” diye ortalığı birbirine kattılar. Ne olduğunu anlamama fırsat vermeden bastonlarını tak tak vurarak gittiler. Hüsamettin’le birbirimize bakaka…
…ki karşısındaki uyumaya devam ediyor, nice kehanetler sunuyor, cepleri parayla doluyor. Yeni bir bakış açısı katabilecek birkaç cümle ise kitaplıklara dizilmiş, okunmayı bekleyen kitaplarda kendisini paralıyor. Sırf rüya görebilme…
Hastanenin bodrum katındaki küçük ve pencereleri demir parmaklıklı odada beş kişi yatıyorduk. Loş odanın devamlı lambayla aydınlatmasına kıyamadığı için her gün içeriye girmeyi deneyip beceremeyen güneşin, öğleye doğru camlarımız…
…ci değildi, ama felaket cana yakın bir yüzü vardı. "Eğer bağış kabul ediyorsanız," dedim, "sanırım, küçük bir katkıda bulunabilirim. Bağış topladığınız zamana kadar saklarsınız, sonra da öteki bağışlara katarsınız. " "Ah ne iyi…