Oldu mu
…n duvarlarım çok geveze Göze geldi mi sana kesiyorlar Neyime dokunduysan vazgeçtim hepsinden İzlerin üstünde, karantinada bekliyorlar Ne örtsen yakışırdı üzerine Nereye gitsen orası cazibeli Ağzımda bir tekerleme Anbean yanımdasın…
136 kullanım · 72 yazı
…n duvarlarım çok geveze Göze geldi mi sana kesiyorlar Neyime dokunduysan vazgeçtim hepsinden İzlerin üstünde, karantinada bekliyorlar Ne örtsen yakışırdı üzerine Nereye gitsen orası cazibeli Ağzımda bir tekerleme Anbean yanımdasın…
…ğu eklenmeli; bilinmeyen bir adanın olmamasının mümkün olmadığını söyleyen ve kitap boyunca ismi geçmeyen ana karakterin krala söyledikleri gerçekten çarpıcı. (...) Bu adayı kimden duydun, diye sormuş kral ciddileşerek, “Kimseden”…
Bir garip fırtına, ufuk kayıp gökyüzü gri-kara Gemiler sarhoş, yalpalayan yelkenler art arda Sebebi Lodos, dayanmış haşin, camlara Nazarım, günüm, güneşim neredesin? Diller mühürlü, gözlere gömülü sözler Dokunsan dökülecek t…
…or soruma. Annem beni görünce doğruluyor. Sarılıyor bana sımsıkı, ağlıyor. Annemin ayak ucuna oturuyorum. Tam karşımdaki duvarda annemin ve babamın evlilik fotoğrafları asılı. Annem oturuyor fotoğrafta, babam ayakta annemin elini…
…r gümüş, ister altın ya da bir beşik ki, dolarlardan sarma Kalan her güne dair "kişiye özgü" bir tat damakta… Karnı doyarken, dilek o ki, ruhu da doysa! Önündekini yerken, demiri atmış yandakinin tabağına… Kaşığı salla, kaşığ…
…rum Sadece gölgeler büyüyor güz yanığı Gökyüzü yanıyor güneşi söndüremiyorum Külleri sedef katmanlı bulutlara Karanlığın zerrelerini topladım Bir gece vakti ışıklarla doldurdum çatlaklarını Şiir renkli yalnızlığım bir kafiyeye muh…
…kendisinde cevaplarını öğrenmek istemediğim doğru soruları sorma kuvvetini buldu. Kendisini öldürmeye çalışan karmaşanın, ete kemiğe ve cümleye bürünmüş isyanın silüeti, doğrudan doğruya beni tehdit ediyordu. Doğru soruları sorabi…
…sun izin vermiyor. Bu kitabı yalnızca gözlerinizle okumuyorsunuz zaten, beş duyunuzla anlıyorsunuz içeriğini. Karakterlerin koştukları kırları, şehirdeki yürüyüşlerini, kalabalık ortamlarda bulunuşlarını görüyor; restoranlardaki İngi…
…-Bahçemdeki ağaç Sonra darmadağınık bir akşamüstü Gölgelerin ürkek ürkek uzayıp gittiği Bir perde çekip bütün karanlıklara Bu suskunluk, bu bozuk düzen Camekânlara vuruyor bir ölünün -Hayali Yazan: Serhat Kızıl Sayı: 36
İSTANBUL’UN İLK CAMİSİ Çoğu kişinin her gün önünden geçtiği fakat sıradan bir cami olarak gördüğü bu yapı İstanbul’da yapılan ilk camidir. İstanbul Galata’da bulunan cami, 15 Ağustos 717 yılında yapılmıştır. Cami İstanbu