Hiç Yazılmayan Şiir
en sevdiğim yazarın bir önerisiyle başlıyorum güne kahvemi demleyip dağ manzaralı minik balkonuma çıkarıyorum çok minik masamı üzerinde etnik bir örtü kuşlu fincanım dudağımda belli belirsiz bir ıslık gözlerimi kapattığımda ak…
4 kullanım · 2 yazı
en sevdiğim yazarın bir önerisiyle başlıyorum güne kahvemi demleyip dağ manzaralı minik balkonuma çıkarıyorum çok minik masamı üzerinde etnik bir örtü kuşlu fincanım dudağımda belli belirsiz bir ıslık gözlerimi kapattığımda ak…
…anlar yanıyordu bir bir. Çok şaşırmıştı. O hepsini aynı anda yanıyor sanıyordu. Sarıdan turuncuya, turuncudan kahverengiye bürünen sonbahara baktı. En sevdiği renkler o sıcacık geçişlerle yolun kenarını süslüyor, içini ılık bir gülü…
…yemeği kokularını Uzun zamandır açmadığım kitabımın arasında bulduğum kurumuş gül yaprağını Sabah ayazlarında kahverengi battaniyeme daha bir sarıldığımı Sokak çocuğuna verdiğim kırmızı, sulu elmayı Bölüştüğüm ekmeği Her gün istif…
…kânının içerisinde boş masalar vardı ancak yalnız kalıp düşünmek istediği için dışarıda oturmayı tercih etti. Kahvesini yudumlarken bir yandan göle bakıyor bir yandan da altıpatlar silahıyla uğraşıyordu. Yalnızca bir kurşunu kalm…
…enmiyordu. Eğilmiş diz kapaklarına kadar uzanan yeni deri çizmelerine bakıyordu, bir sağdan bir soldan. Allah kahretsin, topuklarına çamur bulaşmıştı.
…r böyle dönüyor. Senin çayın benim ekmeğim, kardeşim. Yastığa kafamı rahat koyarım ondan. Küçük kızımla sabah kahvaltımızı beraber yaparız. Bizimki uyanmaz. Uyanamaz değil de uyanmaz. Neyini bahsedeceğim onun, inanın ben de bilemiyo…
…dı herkesi uyandırmak için. Bugün daha bir güzeldi kahvaltıları. Özenle hazırlanmış olanındandı, bol çeşitli. Kahvaltıdan sonra yeni dikilmiş kıyafetler giyilmiş, ailece el öpme faslına başlanmıştı. Sonrasında en sevilen bayram ziy…
…Buzdolabını açtım. Oh oh duyan gelmiş. İyi kazanıyor, iyi kazanıyor bu Serap. Eee koskoca ana haber spikeri. Kahvaltılıkları çıkarıp tepsiye yerleştirdim. Çay için su koydum ocağa. Annemin bakıcısı Konya’ya gidiyorum diye izin alıp gi…
…karşısındaki binaları delip geçiyordu. Belki de kimsenin göremediği görünmezleri görüyordu. Önündeki plastik kahve bardağının dibinde duran üç lira ve elli kuruştan habersiz gibiydi. İbrahim Başkomiser elini pantolonunun sol…
…len ışığı zihnine birer cam gibi geçiriyordu. Mevsim bilmeksizin kavuran ışınların bu soğukluğuna yabancıydı. Kahvaltı ederken aklına gelen işi bir başkasına aitmiş gibi alakasız ve bin yıl sonrasının olayıymış gibi önemsizdi. E…