…ah bir melankoli. Sonu başı nebula olan hüzün. Kendimi dahi görmüyorum bazen, Ayna karşısında. Bu sessizlik o kadar Düşürmüş ki bugünü, Dünü, yarını. Anıları simsiyaha boyamış. Olmayan tüm mektupları karalamış. Tek kişilik an…
…la birlikte dökülmüş sıvaların ardından kokular geliyordu burnuma. Hastalığın pençesinde, yatağında sabahlara kadar uyumamış insanların ter kokuları.. Ciğerlerinde dolaşıp dışarıya atılmış dumanların kokusu.. Yanıp duran lamb…
…çıkacak. Ellerimin titrediğini fark eder mi? İşte orada. Koca ağacın altında duruyor. Beni mi bekliyor? Oraya kadar yürüyebilecek miyim? Gülümsüyor sanki. Ben de gülümsüyor muyum? Sanki saatler sürdü yanına varmam. “Salih…” “…
…pmıyor bu Kaşındırmıyor sensizlik avuçlarımın içini Şimdi sensizliğin en huysuz köşesindeyim Bilsen sensiz ne kadar değişmiş güneş Bilsen nasıl dökülüyor saçlarım Allah bilir ömrüm ikindiye ulaşmaz Ne yapacaksın ulaşsa da sen…
…çimde koca kelimeler birikti. Ay olmuş kalemi almamışım elime Kalemlerim bile küsmüş kendime Ben seni yazacak kadar haddimi aşarsam eğer, Tükürsünler yüzüme.
…plak erkeklerin esansını içen kadınlar, kayıp ve çılgın bilim adamı Duran Duran'in sıradışı orgazm makinesine kadar varıyor. Normalde kişiyi aşırı zevkten öldüren makine Barbarella üzerinde ters tepiyor ve onun doyumsuzluğuna…
…oyulmuş tenim varayım derken kemiklerim görülüyor uzaktan rüzgar vursa bir tını koparacak göğsüm hiç olmadığı kadar sıkışık nefes dahi almıyorum papatyalar kesiyor önümü yürüyemiyorum. sahneler sahneler sahneler neden hep ayn…
…ş eldivenlerinden çıkan parmaklarını. Bir sokak lambasının altı. Bir kaldırımın üstü. Hava soğuk ama acılarım kadar değil, bacaklarım karnıma çekilmiş oturuyorum. Bir kadının yüzüne aşkla dokunmuş elleri, şarap şişesini tutuy…
…ya daha sonra önemli kişilerin gömülmesiyle manastır daha da önem kazanmıştır. Yapılan kazılardan anlaşıldığı kadarıyla 5 ayrı restorasyon geçildiği anlaşılmıştır. Patrik I. Athanasios’dan öğrendiğimize göre manastır 1296 yılında…
…ir külsün Bırak onlar olmak istedikleri gibi görünsün Sen okyanus içinde bir ağaç, yıldızlar arasında bir kuş kadar hürsün Yazan: Hamza Ali Korkmaz