…‘hiç’lerin içinde yüzmeyi bilmeyen boğulanlardık. İnsanoğluyduk, doğuştan doğaya ‘kör’ olarak doğanlardık. Ne kadar acınası, zavallı gözüküyorduk acaba gökyüzünden, yıldızlardan, galaksilerden, uzaydan… Baktıkça yukarılardan…
…rülürdü. Onlu anılar yüreğim tarafından korunuyor. Aklım, gülüşünden tut, bakışına, hatta yüzündeki çizgilere kadar bir bir kayıt almış. Hiç dinmeyen ve durulmayan yüreğimin sızısı. Hayallerimin başrol oyuncusu. Ben o, o da b…
…tavuk parçacıklarının benim tabağıma düşüşüne ağır çekim olarak tanıklık etme fırsatına eriştim. Sana her ne kadar 'diyetteyim' dediysem de değildim ve bildiğin aç kaldım. Normalde o ağzını öpesim falan gelir ama içinde geve…
…olmazsa'larını ve 'olursa ne yaparım'larını. Hepsini anlat bana. Bölüşelim yükünü. Bir gönle onca düşünce ne kadar ağır gelir bilirim. Tereddütlerin, kuruntuların insanı nasıl da yiyip bitirdiğini anlarım. Soramadığı ve mera…
…u katlayıp tekrar mavi zarfına, oradan da cebime koydum. Kafamı ellerimin arasına alıp, boğulduğumu hissedene kadar bekledim ve her zaman yaptığım en iyi şeyi yapıp, bedenimi sokağa attım. Sahile doğru yürümeye başladım. Sade…
Her şey normaldi senden yokken Stabil bir hayat Yolundan hiç şaşmayacağı belli bir güzergâh Kendime yetecek kadar yemek ve su Kışın giyilecek kazaklar, yazın giyilecek tişörtler Hepsinin raflardaki yeri belli Her gece yatağım…
Sevgiden yoksun bir sokak köpeği gibi Gittiğin gün kapattığın kapının ardında Belki gelirsin diye sabahlara kadar bekledim Zil çok çaldı, çok vuruldu kapıya Kapının kolundaki parmak izlerin silinmesin diye Oturduğum yerden ka…
…arama bir ölüm; kabuk bağlasın diye. Ve sonra bir ölüm, bir ölüm daha, bir daha... Ruhumda ölünmeyen iğne ucu kadar yer kalmaksızın yaşadım, çünkü gusüldür kirlenmiş ruhlara ölüm. İntiharsız, kurşunsuz ve cinayetsiz bir avuç…
…olis telsizine takılmış bir cinayet kurbanıyım Ritüel uğruna bileklerinden kesilmiş et parçası vücudum Kim ne kadar dokunduysa taşıyor ruhum izlerini Sahi ölmeseydim ne olurdu? Başımdaki adam sordu bu soruyu Ben bile cevap ve…
…et... Ya da daha şairane: Ben bu mektubu sadece yazdım. Belki hiç kimse okumayacak. Kayıklar geçiyor gümüşler kadar parlak ve durgun denizden. Cansu'nun gözlerine batan ışıklardan temizliyorum ikindiyi. Çocukluğundan beri bay…