Tomris Uyar
…tek aşkın gerçek ve lirik bir dostluk olduğunu Edip Cansever öğretti bana. Edip Cansever, hep uzaktan günden güne daha da büyüyen bir hayranlıkla sevgi Tomris’i. Her yıl onun doğum gününde, bir şiir yazdı ve yayımladı. Aşkı…
132 kullanım · 109 yazı
…tek aşkın gerçek ve lirik bir dostluk olduğunu Edip Cansever öğretti bana. Edip Cansever, hep uzaktan günden güne daha da büyüyen bir hayranlıkla sevgi Tomris’i. Her yıl onun doğum gününde, bir şiir yazdı ve yayımladı. Aşkı…
…ni güzel günlere kavuşturmak için Şehirden kaçmak istiyorum Benim için daima zifiri karanlık olan toprakları, güneşin aydınlattığını görebilmek için Şehirden kaçmak istiyorum Rıhtımı sertçe okşayan büyük dalgalar gibi beni yıpr…
…ar durumu ne elim ne elin ay gülümserken Ne olur dur dünya dur ki dolanıp durma! An dursun zaman dursun günün güneşi doğmadan Neredesiniz fizikçiler, bilimciler, bilmemneciler? Dondurun kendini bilmez zamanı, alın askıya yasal…
…ğil mi ki hep haklı insanoğlu. Doğuştan kendine savaşı. Bir kanamayadursun dizi, yer çekimini beller düşmanı. Güneşi, ayı, denizi, yeşili. Nasıl sorgulatmaz barışı. Öyle kin, öyle nefret. Kalbinin yarası derin dizinden. Milyon…
…layan bir şey dikkatini çekti. Perdeyi açtığında karşısında altın renginde top top dizilmiş bir kolye, ikindi güneşiyle ışıldıyordu. Yavrusuna hacı ninesinin yıllar önce kutsal topraklardan getirdiği bir kolyeydi bu. Demek bırakm…
…, göçebe bir tuval. İskelete gerilmiş teni yumuşak, pürüzsüz. Üzerinde saksıda çiçekler, korkusuzca çizilmiş, güneş altın fırçasını dünyaya uzatıp bir dokunuş yapmış; sarı. Doğa her zaman sanatı besler. Vücut, olabildiğince c…
Güneş; gözlerim kapanınca karanlıkta Rüzgâr; güvercin dudağında seste Arzu; polenlerden toplanan kokuda Gösteriyi kurşunlayan gözlüklü bir çocuk Parkta bıraktı ağzını yanımda kıkır kıkır Kitapları teorik kaplamalı fizik, olas…
Güneşle uyanmışlığın sessizliği içinde Bir dilim ay parçası gibi yüreklerimiz. Köprülerinden geçiyoruz Caddelerinden, sokaklarından şehrin Dur durak bilmeden geçiyoruz. Doğurganlığı üzerinde tabiatın, Sarı gözlü papatyalara Tak…
…u kez. Kapının eşiğinde tedirginlikle bekleyen delikanlının yüzündeki kaygı, trenin camından görünüp kaybolan güneş ışığında yanıp sönüyordu. Gürültüyle duran trenin açılan kapısından dışarıya hamle yapmıştı ki zınk diye durd…
Göğsümde yeşeren nane tohumları, Zihnime hakim olan perdeler! Güneş varıyor kullarına Gümüş bir tastan soğuk sular taşıyor Taşranın çocuklarında bir neşe Bir heykele sarılıyorlar kirli ve sıcak elleriyle Üç ağızlı, bir başlı…