…evlendim. “Komşumuz yaşlı bir kadındı. Oğlu ve gelini bir kazada ölmüştü. Onlardan hatıra kalan tek torununu gözbebeği gibi koruyordu. Tek evladının hatırası olan çocuk, büyüyüp asker gitmişti. Askerden dönmeden kısa bir süre ön…
…ak bir bilyeydi. Omuzlarını silkti Çetin. Bir torba bilyenin gücü bile onu dışarı çıkaramazdı artık. Bir anda gözden kaybolan Mükremin başka arkadaşlar bulmak için köy meydanına doğru yürümeye başlamıştı. Yolda gördüğü Aslan’ı…
…aladım, emek verdim ama sen istemediğin takdirde olacak iş değil. Tek taraflı evlilik yürümez.” Kadın, adamın gözlerinde bir cevap, bir tepki arıyordu. “Benimki de iş! Anlamadığını bildiğim halde konuşup duruyorum.” Başını olumsuz…
…iverte boyamış. Suyun dibindeki sevimli yunus sanki canlı da nanik yapıyor kendine. Düşman ilan etti o cansız gözleri, dudağını büküp arkasına dönerek yatağa oturdu. Duvardaki ışık oyunlarını seyretti uzun uzun. O dalgalanı…
…amak üzere. Lütfen saat alarmlarınızı ve çağrı cihazlarınızı kapatınız” uyarısı veriyordum. Protokol anlamsız gözlerle birbirine bakıyordu. Mikrofonu bırakıp koşarak kulise yetişiyordum. Perde açıldığında ulu kadın yuvarlak masa…
…ana, içinde gizli bir minnettarlık ifadesi taşıyan kaçamak bir bakış attı. Bir anlık bir şeydi, ikimiz de göz göze gelmekten özellikle kaçınmıştık. Böylece, büyük valiz Deniz'de, küçüğü bende tırmandık merdivenleri. Omuzunda…
…ara yasladığım yastığa verdim sırtımı. Karşımda tuvalet masasının aynası. Zavallı hâlimi gördüm uykuya hasret gözlerimle. Durumum hiç de iyi değildi. Gözkapaklarım iner inmez aynı ses koşuşturmaya başladı duvarların arasında. Gözl…
…. “Neden ağlıyorsun?” dedim, cevap vermedi. Devamında sorduğum tüm sorularda sessizliğini korudu. Diz çöktüm, gözlerine baktım. Nihayet o titrek sesi aralanan dudaklarından havalanıverdi. “Öğretmenim… Ellerim…” O an fark ettim Ze…
…, onu tıpkı gençliğimdeki gibi öpmek isterdim. “Münevver” dedim kısık sesle. Gözlerini çay bardağından ayırıp gözlerime dikti. Bekledi. Sustum. Ona doğru eğilip fısıldadım: “Seni hep sevdim.” Yazan: Mesut Güney Yılmaz
…a yedi kapılı zindanların önünde alıyoruz soluğu. Gömleğimiz kan, ağzımız şarap, bıyıklarımız cigara kokuyor. Gözlerimiz yaşlı. Çocuk gibi yumuşatmış bizi kuşluk mavisi. Hocanın uykulu sesi. Zaten ne doğru gitti ki hayatımızda bu…