…di alfabemizin dışına çıkmamış olurduk. Belki de taze kan mühendislerimiz bu isimlendirme işlerini de önemsiz görüyordur. Belirli tablolar vardır, incelesen ne, incelemesen ne, zaten kullanım amacını biliyoruz, bu söylediklerin de…
…yordu. Bakışları sanki yolun karşısındaki binaları delip geçiyordu. Belki de kimsenin göremediği görünmezleri görüyordu. Önündeki plastik kahve bardağının dibinde duran üç lira ve elli kuruştan habersiz gibiydi. İbrahim Başkomise…
…ebildiği tek vakitti artık. Okuyor, eğitimini aldığı konuları benimsemekten aslında ne kadar da uzak olduğunu görüyordu. Anlıyordu ki kendini bildi bileli, öğrendiğini zannettiği her kelimeyi hanesine yazılacak artılar bellemiş,…
…. Sigarayı yarıladığının farkında değildi. Gözleri yakınları değil açılan kapının arkasındaki hayal dünyasını görüyordu. Sayısız kez Tayfun’un Serap’a aşkını ilan edişini izledi kapının bu tarafından. İçeriden yükselen “Artık bu…
…llarına alıp, buz gibi mutfakta kollarıyla ısıtacağını düşünüp ona doğru hareket ettim. Ama onu ilk kez böyle görüyordum. Delirmiş gibi babama bağırıp çağırmaya başladı. Babam beklemediğim bir şekilde sakindi. O sakin oldukça anne…
…pembe gözlere sahip bir kelebeği tasvir etmeye çalışmışlardı; ama benim gözlerim nedense daha çok bir baykuşu görüyordu. Siyah, karanlık kanatları olan fakat kanatlarından beyazlıklar süzülen pembe gözlere sahip bir baykuş… Yazan…
…dan bir türlü kurtulamıyordu. Bazen kendisiyle yüzleşmek için aynaya bakardı. Ne var ki o aynada hep iki kişi görüyordu artık. Biri, babasının hayalindeki doktor İlkan, diğeri ise kendi hayali olan piyanist İlkan. Aynada iki gölg…
…yle yaptığı zamanlar koşturan insanlara biraz yukarıdan bakıyordu. Koyunlarını ağıla doldurmuş bir çoban gibi görüyordu kendisini. Ne tuhaftı ki pek de uzak olmayan tarihte toplama kamplarına götürülenler dipçikle bindiriliyormuş…
…şları. Meczup, o kadar yerli yerinde misaller veriyordu ki orada olanlar her cümlede kendilerinden bir şeyler görüyordu ve yüreklerine kadar hissediyordu. Manevi bir hava sarmıştı orayı baştan sona kadar. Manevi bir havayı soluyo…
…uyum sürecine girmeliyim dedi kendi kendine. Hızlı yürüyünce nefesinin kesilmesini yeterli bir bahane olarak görüyordu. Hayattan daha çok şikâyet edip, siyasetten konuşmaya da başlamıştı son zamanlarda. Gençken insan umursamazmı…