His
…bir kahkaha attı. O an ne bir komşu kendisine küfretti ne de penceresinin altından geçen adam umursamazlıktan geldi. Sanki herkes farkındaydı; sevinç dolu bu son kahkahanın. Yazan: Enes Eroğlu
501 kullanım · 284 yazı
…bir kahkaha attı. O an ne bir komşu kendisine küfretti ne de penceresinin altından geçen adam umursamazlıktan geldi. Sanki herkes farkındaydı; sevinç dolu bu son kahkahanın. Yazan: Enes Eroğlu
Fotoğraf: Y. Canberk Tan "Beklenmeyen misafir"dim Gök alev kırmızıydı en yağmurlu gününde Çünkü ben geldim Hasret, mesafe kadar kısa bir kelime İçten içe çürüyen bir ağaç gibi Aylar sonra gösterdik yıpranmışlığı Budandık diyem…
…vücuduma yayılan sıcaklık hoşuma gidiyordu. Babaannemli günleri yaşar gibiydim. Akşamları evimizde bir araya geldiğimizde sizi çok özlemiş olurdum. Yanınıza sokulmaya çalışır, sevilmek, şımarmak isterdim. Akşama kadar biriktirdikle…
…yınca, İçimizdeki ruh Yaşlanmaya başlayınca, Huzura koşan ayaklar, Mezarlara basınca, Belki anlarız Hangi ara geldiğimizi Ahşaptan yapılma Bu sahte arsaya. Yazan: Mehmet Erce
…t dairesinde tam olarak ne iş yaptığı, kendisinin de bu hikâyenin yazarının da umurunda değildi. Paydos saati geldiğinde kendini dışarı attı. Günün başından beri kaç kelime konuştuğunu düşündü. Üç basamaklı bir sayı olmamıştır hen…
Tahtalar çakıldığında, İpler bağlandığında, Bir nefes; Son bulma zamanının geldiğine inandığında, Yük savaşları başlıyor. Ellerimi yıkayarak hazırlanıyorum. Sadece solum değil, Tırnaklarımın arası bile, Hasret adını verdikleri ac…
…k aboneleri, yamalı bohça hallerine bakmadan her yeri istila etme sevdasındalardı. Çocuklar bu kez birleşerek geldiler. İçlerinden kadının pazar arabasını kapan bir çocuk “Düüt dü düt,” diye bağırarak uzaklaştı. Diğerleri peşi s…
…pılması daha doğru olur. Sürekli olarak içeride kurguladığını dışarı aktarmak isteyen iki zihin karşı karşıya geldiğinde ortaya diyalog değil, iki adet monolog çıkar. Kendi çalıp kendi dinleyen ve dışarı sesi veremediğiniz radyola…
…lmemiş ibad varken, Katlediliyor yürek, menzilinde sızı; içten. Cebimizde kesilmiş makbuzlar, gündelik işler, Geldik, gördük ve gidiyoruz, Tanımadığımız bir şehirden. Bıkmadan umut satıyoruz ma’lul halimizle, Okuyoruz ölülerin…
…kak lambaları yıldızlara denk düşer mi bastırınca karanlık ürker mi kediler beklemek binlerce yıllık deliliği geldiğinde tutup sıkar mı kalbimi halet-i ruhiyem de merdümgirizlik sağır ellerim ile yokladığım nefesim kayıptır, hükmü…