Dipte
…endiğini belli etti. Nuran, tabii, hanımın tuzu kuru, diye geçirdi içinden. “Ben kadın değil miyim be! Yalnız gecelerimin hesabını kim verecek?” Daha fazla kendini tutamayıp kıpkırmızı olan yüzünde büyüyüp tükürük saçmaya başlayan…
615 kullanım · 346 yazı
…endiğini belli etti. Nuran, tabii, hanımın tuzu kuru, diye geçirdi içinden. “Ben kadın değil miyim be! Yalnız gecelerimin hesabını kim verecek?” Daha fazla kendini tutamayıp kıpkırmızı olan yüzünde büyüyüp tükürük saçmaya başlayan…
…ın kanadında yüzyıllar boyu uçtum: güneşe inat : uykum zâl bal eylemek bana düştü ağı-ağıyı en büyük bilgeydi gece: anladım ve ‘sahi’yi gördüm tanrı da şeytan da ruhum dillerim yandı gül oldu gayr közüm ben Yazan: Tan Doğan
…düşündüğüm şey bu. Baba olmanın tedirginliği ile dokundum karıma, bilmem kaç defa. Anlamadı tabii. Sonra bir gece uyku tutmadı. Ve iyi birisi olmadığımı çünkü hiç iyilik yapmadığımı düşündüm. Dayanamadım, karıma söyledim bu…
…nyumun çok da beklenmeye değecek bir halt olmadığını anladığımız yıllarda, kopmaya başladı. Milenyuma girilen gecenin sabahında uzay çağına girmediğimiz ve uçan arabaların belirmeyeceği anlaşıldığı an, herkes hayatına kaldığı y…
…ildiğimi düşündüğüm için, sessiz kalmayacağını da az çok kestirebiliyordum. Sırayı ona verebilmek maksadıyla, gecenin karanlığına minik, gri bulutlar ilave etmiştim hemen. Önünde duran meze tabağına küçücük bir çatal darbesi vu…
…önemi var dramların dedi. Neden yalnızca ben hissediyorum? Sorunu kendinde aramak için odasına gidiyordu. Her gece gitmeye başladı kadın. Aşırı mı yaşıyordu bu hayatı. Sahi, ne gerek vardı? Kitaplara gömüldü kadın, adam sevm…
…ış. Durmadan, dinlenmeden; yıllar ve dakikalarca yazılmış. Sancılar ve sanrılar birbirine karışmış, günler ve geceler birbirini kovalamış. Bazı şahıslar da var ki bu defterde isimleri sonsuzluğa taşınmış, bazıları öylece kalmış…
…unut gitsin. Kaç kitabı ıskaladım bu lamba yüzünden. Sonunda karar verdim. Bu işkenceye bir son verecektim. O geceyi de öyle yarı karanlıkta geçirdikten sonra ertesi sabah elektrik tamircisi çağırdım. Yarım saat sonra kapı çal…
Hayat dayanılmaz derecede çetrefilli; bir ucundan yakalamak istiyorum onu. Çelik kadar sertleşmiş parmaklarım, küt, biçimsiz, soğuk; hissetmeye elverişli değiller artık. Duyargalarımı yitiriyorum; zamanın katranlı gözler
…heyecanları doruktaydı. “Az kaldı, yarın gidiyoruz,” diyorlardı. Yarın… Benim de içim pır pır edip durdu tüm gece. Gidiyorduk işte. Şimdi kavuşma zamanı! Hangi çocuğun yarasına merhem olacaktım acaba? Düşündüm de kaç oyunca…