Baş Tacı
…atta bunların ses tonlarını bile değişik şekillerde çıkarabiliyordu. Babam sabah kahvaltısını onunda birlikte erkenden yapardı, oysa önceden hep beraber yapardık kahvaltımızı. Annemin dediğine göre kahvaltıda önemli haberler ver…
13 kullanım · 12 yazı
…atta bunların ses tonlarını bile değişik şekillerde çıkarabiliyordu. Babam sabah kahvaltısını onunda birlikte erkenden yapardı, oysa önceden hep beraber yapardık kahvaltımızı. Annemin dediğine göre kahvaltıda önemli haberler ver…
…adılar diye sayıklaması saatlerce sürdü. Sonra tek kelime etmeden kendini odasında astı, henüz 36 yaşındaydı. Ertesi gün gazeteler bu olayı utanmaz bir manşet ile yayınladırlar. ‘’Komedyenin gizemli intiharı’’ Yazan: Serhat Kı…
…anıdık bir tesir, aşkı niteleyen film, insan özü, gerçek aşkın peşinden sürükleniyor. Sonu itibariyle döngüye erdiğinde arayışın daimiliğini vurguluyor. 30 Kasım 1943, Ottawa, Illinois doğumlu Suryani asıllı ABD'li yönetmen, Terr…
…emeden herkes akşam yemeğinin güzel olması için çalışıyordu. Oysa bu evlerde sadece kadınlar ayaktaydı. Bütün erkekler, bin bir emekle uğraşılarak hazırlanan yemeklerin başına kurulmuş, bitmek tükenmek bilmeyen isteklerini ardı…
…varlık! Varlığın, varlığımı içten içe eriten Kızgın bir ateş olsa da Yana yana severim seni… Yani bile bile… Eriye eriye severim. Bazı an, Bir simsiyah türkü olur sesin. İşittikçe kararır gözlerim. Ki Kara kara düşler kurarı…
…a Benim Hakk’a münacatım değildir rızk için haşa Hüda Rezzak-ı alemdir rızıksız kul yaratmaz ya İbrahim Hakkı Erzurumi Türkiye’nin doğusunda güneşin oldukça erkenden yükselip ve bir o kadar erken battığı, kavruk tenli insanların…
…a. Ve ben izin vereceğim onun “Yoluma kuş koymasına.” Burası kötü bir yer Deva ve ben bu acıyı kaldıramıyorum ertesi güne. They won’t forgive. I’m so regretfull. ONLAR AFFETMEZ. PİŞMANIM.
…eri, büyük kitabevlerinde bulmak ya da internet üzerinden satın almak mümkün. Aynı eserin, Karikatürist İlban Ertem tarafından resimli roman haline getirilmiş baskıları da satışta.
…a ne olursa olsun yabancı bir kimseyle karşılaştıkları vakit saçından tırnağına kadar sessizce öyle bir süzerlerdi. Her detayını dikkatlice inceledikten sonra karşısındaki insanın gözüne mağrur bir edayla fiyakalı bir bakış…
…anıyordu. Kefen dikmek yerine bir şeyler yapmayı tercih etti, oyalanmalıydı. Bayatlamış bisküvisini damağında eritti lâkin o nasıl bir tat, anlaşılan çay uykusunu yeterli kılmıyordu. Bir uyku kadar zengin bulduğu kitap köşesin…