Ölüm Oyunu
…riyetinde geçen hikaye, distopyalardan alışık olduğumuz şekilde totaliter bir ülkenin kurbanı. Hukuk, ülkenin elinde deyim yerindeyse eğilip bükülebiliyor. Örneğin, ortada bir karşı çıkma durumu varsa veya akla isyanı çağrıştı…
40 kullanım · 32 yazı
…riyetinde geçen hikaye, distopyalardan alışık olduğumuz şekilde totaliter bir ülkenin kurbanı. Hukuk, ülkenin elinde deyim yerindeyse eğilip bükülebiliyor. Örneğin, ortada bir karşı çıkma durumu varsa veya akla isyanı çağrıştı…
…eşil gözlerinde erken bir tebessüm beliriverdi. Üzerindeki eski gömleğini düzeltmeye uğraşırken bir yandan da elindeki birkaç tesbihi satmaya çalışıyordu. Tam da kahvaltı faslındayken, üstelik sigaramı yeni yakmışken… Ne gereği…
…görünmemek hayat kurtaran bir detay zaten. Koşa koşa indim Akaretler’e. Her yer gaz, her yer insan! İnsanlar eline geçen ne varsa barikata taşıyor, bir yandan alkışlar patlatılıyor, bir yandan sloganlar atılıyor. Elden ele s…
…bir şeyleri alarak ama sonuçta küçükler gittiği için sorun kalmaz. Dikkat et kendine. Küçük bir su bardağını elinde sürekli tutma, kolun güçten düşer. Küçük şeyleri de kafanda tutma, zihnin karışır arabaya kafa atarsın.” Dedi…
…az, Gözlerin bakar durur kömür siyah.’ – Hoş Geldin Tam da burada başlıyordu her şey. O kapıdan girişin, bana elini uzatışın, gülümsemen… ‘Tanıştığımıza memnun oldum.’ halleri. Konuşmalar sırasında göz göze gelmeler. Dinliyor…
…hayallerini ve gerçekten istediği yaşamı sürmesini sağlayabilmek öyle her babayiğit’in harcı değildi. Berk’in elinden gelen sadece avutmak için birkaç cümleydi. Tabii hayat, kadını çoktan bir hayatkadını yapmış ve toplum da kad…
…itaat eden bir kitle ve suçunuza tanıklık ve yataklık edenler varsa, tüm pisliği halının altına süpürmek için elinizden gelen her şeyi yaparsınız. Ve iktidar sarsılmaya başlayınca önce basamaktakiler aşağıya itilir. Bu bir zaman…
…bizi tanıyorsunuz. Her sabah ekmek almaya giderken karşılaştığınız o esmer adamdan; omzunda sırt çantası, bir elinde çocuğunun eli, eve gitmeden önce mutlaka markete uğrayan o kadından tanıyorsunuz. Daha ucuz olur diye pazara…
…ordu. Otobüsten indiğinde burnuna mis gibi bir koku gelmişti. Yakınlarda bir fırın olmalıydı. Biraz yürüyünce elinde kâğıda sarılı iki somun ekmek taşıyan bir çocuk gördü. “Merhaba delikanlı, günaydın. Ekmeği nereden aldığını…
…tarihinin en eski sorularıyla baş başa bırakıyor. İşinizi kolaylaştıran yok; ne bir analoji, ne bir karakter elinizden tutuyor. Sonuçta geriye yalnızca bu üç soru ve kafedeki yabancılar kalıyor. Sahi, sizi buraya getiren nedir?