…eğimden haberim yok. Babannem de bizimle yaşıyor. Ellerinde büyümüşüm onların. Ama babannem hasta. Çok hasta. Duramıyor ayakta, sürekli uzanık kalmak zorunda. Böbreğinde bir şeyler diyorlar, o zamanlar sadece böbrek kelimesini ta…
İhtimallerin arkasına saklanıp duran, varlığını sorgulamaya kalkışmadan bütün gün mutfakta patates soyan, kirlenen camları silmek için o artık içine giremediği kırmızı elbisesini kesen, bayatlamış ekmekleri inatla yumurtaya b…
…miz yok, her anımızı sosyal medyada paylaşmadan; “bugün buraya gittim, bugün bunu yaptım, bunu yedim” demeden duramıyoruz. Bulunduğumuz anı yaşamak yerine o anı başkalarıyla paylaşmak için telefonlarımıza sarılıyoruz, anı kaçırıyor…
…, yerden yüksekliği, geniş sırtı ve kalın kol kısmı arkasından bakıldığında heybetine heybet katardı. Yanında duran zigon sehpanın ağabeyliğini de üstlenmiş gibi bir duruşu vardı tekli koltuğun. Annem odadaki çoğu eşyanın old…
…eriniz ve sahte gülüşleriniz, yapmacık tenleriniz… Akan, bulanık bir suyun altında kaybolup gitti. Beklediğim duraklarda durmadı arabalarınız. Kolumu kaldırdım, omzumu açtım. Ayak bileklerine kadar ter dolu kalplerinizle geldiniz.…
…nda görüp görebileceği tek erkek; odun kafa Bayro nun horultularını gülümseyerek dinliyor, memesinin üzerinde duran el orada kalsın diye hiç kıpırdamadan duruyordu. Ölü gibi yatıyor, elden memeye geçen sıcaklıkla avunuyordu.…
…ı benimseyemedim, kabullenemedim. Baba, anne kişisinin sevdiği yabancı bir adam benim için. Hep daha mesafeli duran, ya sevmeyen ya da sevgisini belli edemeyen bir adam... Küçükken ilk aşklarının babaları olduğunu anlatan kız…
…hafif çilli yüzü, masumane bakan ve ışıl ışıl yanan çakır gözleri, uzun boynunun üzerinde her daim sola yatık duran başı ve usturaya vurulu dazlak kafasından düşürmediği fesi ile bir soyguncu olabileceğine asla ihtimal vermez…
Kasım yataktan doğruldu ve yanındaki komidinin üstünde duran sigarası ile çakmağını aldı. Sigarasından derin bir nefes çekip, yatağın başlığına sırtını dayadı. Yanında uzanan güzel kadına bir bakış attı ve durgun bir ses ile…
…laştırmayı amaçlamıştır Beckett. ‘’Her sözcük sessizlik ve hiçlik üzerinde gereksiz bir leke gibi’’ Zaman dur durak bilmeden akıp gidiyor, insanlar, hayvanlar, bütün canlılar hep bir amaç içinde, hep bir koşturmacada fakat ön…