…canlının, önündeki son lokmasına el sallaması. Ne kötüdür vedalaşmak; bir silkelenip, üstündeki pireleri yere dökmek.”, moda mantık ya da mantığın modası kurulmuş, sisteme yüklenmiş, ah eden ile vah eden arası tek fark “v”, fa…
…an kısmını ziyan etmemekle başladı. Küçük bir kâseye tatil dönüşü bir sahil köyünden aldığı zeytinyağından da dökmüştü. Demli çayın iştah arttıran kokusuna bir de kızarmış ekmek kokusu eklenmişti. Kızaran dilimler sade halleriyl…
…m dediğini. Kapı, akrep ile kapalı, zamanın çizdiğince Çizdiğince değişmiyor mu gülüşün sır, başka şiirlerde? Dökülseydi elâya, bir bahanesi olurdu ırmağın. Kanbur bir acı olarak kaldı omuzlarımızda. İki çatı arasında bir yere kad…
…yıl öncesi… Yirmili yaşlarım… O zamandan bu zamana ne çok şey değişmişti. İş hayatı, her günkü monotonluklar, dökülen saçlarım, taşındığım şehirler… Hatta göbek bile yapmıştım hareketsizlikten. Aynı olan tek şey olan bekârlığım…
…raya yaklaştıkça zayıfladığını fark ederek ürktüm. Dengem bozuldu, yalpalamaya başladım. Boncuk boncuk terler dökerek hızlı bir geri adım adımla ikinci odaya döndüm. Biraz olsun rahatlamıştım. Derin bir nefes alıp bütün dikkati…
…için Bakü'ye. Ablamın güzel bir kızı vardı. Ben orada olduğumda, onu istemeye gelmişlerdi. Ama kız gözyaşları dökerek evlenmek istemediğini söyledi. Ablama daha fazla zorlamamasını söyledim. Birkaç gün onlarda kaldım, daha sonr…
…nı da açıp kapatıyordu. Kendi alanını kesmeyi bitirince kızının yanına koydu makası. Halının dokunmuş kısmına dökülen kırpıkları okşarcasına aşağı iteklerken goblen desenin güllerini, dallarını, yapraklarını sevdi. Ah kızım ah!…
…a durmuş asker gibiler bu hâlleriyle. ‘Çocukluk’ diyor önce ihtiyar ve ekliyor, ağzından sözcükler yine kırık dökük saçılırken: ‘Çocukluk, bu âlemin çirkin yüzünü görene kadardır. Pamuk şeker gibidir o zamanlar. Hele hele kuc…
…Gardiyan Hilas sayesinde kitaplarımı açıp bakan yok. Ha! Bu arada sigaraya da başladım. Bu rutubetli, sıvası dökülmüş, kapkara duvarlara baktıkça nikotin daha bir tatlı geliyor insana. Koğuş Ağası İdba ile her gün saat 12.00’da…
…ediği yere kadar durmadan başımdasın kab-ı kavseyn kadar uzağımda orta doğuda beş vakit yangın solumda sıvası dökülmüş camii yanımda savruk bir çift ayakkabı bağı çözülmüş yok devletin bizi sevdiği annemi ve dilimi doğunun doğus…