…k tutkusu’na bırakmış, Osmanlı ile ilgili bilgiler adeta egzotik bir hüviyet kazanmıştır. Ancak XIX. yüzyılda doruk noktasına ulaşan sömürgecilik ve emperyalizm, bu egzotizmi farklı boyutlara taşımayı bilmiştir. Bu yüzyılda,…
…a daire numarasının yazmamasına takıldı Mustafa Bey. Üşenmeden ertesi gün Perşembe Pazarı’na gitti, saatlerce dolaşıp kapıya uyacağını düşündüğü sarı kaplama numaraları aldı. Önce 1’i sonra 9’u monte etti. Ardından hem giriştek…
…an, Sarı Şenol… Yalan yok, biraz tehlikeli işler; ama iyi para var. Biz bu sefer sana güveniyoruz oğlum. Eski dostuz sonuçta. Gel katıl bize. Bu sefer ekip olalım.” dedi ve devam etti planları anlatmaya. Bense uyuşturucudan so…
…anındaki kızının varlığından hâlâ habersiz gibi davranıyordu. Önce atkıyı düzeltip dizine koydu sonra kızının dokumakta olduğu sıranın halı modelinde yerini bulup siyah iplikle ilk ilmeğini attı. Bir diğerini, bir diğerini… Attığ…
…Beni siz boğdunuz Yıllar yılı dost bildiklerim Yazıp çizdim, sonra silsem de Boşuna gitmişim, sonra dönsem de Dostumdur dedim, yine üzülsem de Boşuna mı sevdalar? Yıllar yılı dost bildiklerim... Zannederdim ki yârdır Kimse yok…
…aşık 15 dakika kadar çalıştı. Sonra kendiliğinden durdu. Artık ikimiz de hazırdık. Önce küçük oynayacaktık. 5 dolarla başladık. Bendeki hormonlar harekete geçmişti. Alt tarafı birkaç el kumar oynayacaktık. Ama ben kendimi san…
…anının ne kadar sıkıldığını, kendini meyhaneye zor attığını...” Yerimden fırladım: “Nereden biliyorsun?” “Can dostumu yalnız bırakmak istemediğimden, omzunda koca günü birlikte geçirdik.” Her şeyi biliyordu Rıfkı. Uzun uzun kon…
…. Sonra karelere sen giriyorsun. Ada vapurunda çay içerken, Kanlıca’da yoğurt yerken, Moda’nın Ali Usta’sında dondurma kuyruğunda beklerken. Ardından malum düğün fotoğrafları. Dört aydır yeşeriyorum karnında. Belki kıpırtılarımı…
…de duramayan, mutluluktan uçan çocuğu asla dışarı çıkaramadım. Atlayamadım dağlardan aşağı, kendimi veremedim doğaya. Alıp başımı gidemedim mesela. Gitmek istedim; vazgeçtim, yoruldum, oturdum yine. Denize bakamadım hiç uçsuz…
…“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” dedim, o yılan bin yıl sonra geldi bana dokundu. O zaman fark ettim, bana dokunmadan da bir şeyler yapmalıydım yılan için. Melek vardı ya, geldi dokundu bana. Gözlerimi açtığımda Karabağ’daydım.…