Kıbrıs Tatlısı
…erçeği içini sızlattı bir kez daha, gözünden akan yaşlara engel olamıyordu. Her zaman güzel ve her zaman neşe dolu olan babaannesi yoktu artık ve bir daha hiç o harika hikâyelerini anlatamayacaktı… Acısı ve özlemi onu kapı ö…
1 kullanım · 1 yazı
…erçeği içini sızlattı bir kez daha, gözünden akan yaşlara engel olamıyordu. Her zaman güzel ve her zaman neşe dolu olan babaannesi yoktu artık ve bir daha hiç o harika hikâyelerini anlatamayacaktı… Acısı ve özlemi onu kapı ö…
…Ağlayarak Ben gidersem İkindi masası güneşe dert yanacak Sandalye boş doldukça çay bardağın Kokum çaydanlığa doğacak Kokun isyan edecek Ben kalmayıncaya teninde Saatler saz elinde Titrersin kaba yelinde Yoksam Akşama çıktığın…
…, sokakta gördüğü her kimsesiz hayvana yem, mama, su alsa bile. Bir hırsız olabilirdi, cebi para ve sigarayla dolu olsa bile. "Yıldızları izliyorum / ekmek yiyerek / bazen öyle bir dalıyorum ki / yıldızları yiyorum/ ekmekler…
…inimizde bu kadar uzun süre yanıma uğramaması yok. Tam da güneşin tenimi ısıtan hafif ısısından memnun memnun dolaşmaya bahane. “Bilgee? Kuşlar seni kapıp kaçtı mı yoksa? Acıktım hadi gel.” Az ileride dün geceden kalma kırık bira…
…Bir ara çantasından bir kartvizit çıkardı. Uzun uzun okudu üzerindeki ismi. Defalarca evirip çevirdi. Gözleri doldu bir ara sanki… Sildi. Çantasından çıkardığı kalemle üzerine bir şeyler karaladı ve ilk mola yerinde gördüğü i…
…n şeyle dolar. İsteseniz de kontrol edemezsiniz. Bir kar meleği gibi açtığım kollarımda, yumuşak bir şeylerin dolandığını hissettim; nefes titreşimleri, nemli bir burun. Gözlerimi açıp kollarımı hızlıca çektiğim anda bunun kocaman…
…re sığmayan çaresizliğimizin miladı. Sayın yalnızlık, Şimdi, hoş çakal Gözlerim kapalı bir şekilde gözlerimin dolmasını hissediyorum. Avazım çıktığı kadar yine şarkımızı söylüyorum. Gidenlere, yitenlere, bitenlere, her baktığımız…
…, inmek için ayaklarını yerleştirebileceği bir çıkıntı arıyordu. Duvara dayanmış sandalyeyi çerçevenin altına doğru ittim. Teşekkür ederek atladı sandalyenin üzerine. Siyah önlüğünün eskimekten yok olmuş fırfırlarını, debelen…
…, uçak saatine kadar cinayet mahalline geri dönen katilller gibi, Bodrum'un anılarımız olan her bir noktasını dolaştım. Mayıs ayıydı ve bahar fışkırıyordu her yerden. *** Ertesi sabah işe gittiğimde kimse boş parmağımı fark etme…
…ceden alıp odamda ara ara taktığım uzunca peruğumu tekrar başıma geçirdim. Olmayan göğüsler yarattım kendime. Dolabımda sakladığım kıyafetleri giydim; mini etek, topuklu ayakkabı. Bu hâlde evin yolunu tuttum. Bu bir başkaldırıydı…