Baş Tacı
…e iyice zorlandığı taksitler neticesinde de yer sofrasındaki yemek sayısı yerini aynen muhafaza etmişti. “Hey dostum! Kopmuşsun iyice, dünyamıza dön” diyen bir sesle uyandırıldığımda babamın gülen yüzüyle karşılaşmıştım. Duydu…
1 kullanım · 1 yazı
…e iyice zorlandığı taksitler neticesinde de yer sofrasındaki yemek sayısı yerini aynen muhafaza etmişti. “Hey dostum! Kopmuşsun iyice, dünyamıza dön” diyen bir sesle uyandırıldığımda babamın gülen yüzüyle karşılaşmıştım. Duydu…
…andığım şeylerin –nefes almasa da insan olmasa da-aslında ‘canlı’ olduklarını diyorum. En büyük tanığım sayın doğayı, yüreğinden nazikçe tutup sahneye çıkarıyorum sonra. İnsandan daha insan, ruhtan daha ruh ve bir beden olmanı…
…ayallerinin onu her geçen gün gerçeklerden uzaklaştırmasını engelleyememişti. Yalanlara alışmış bir kişi için doğruları kabul etmek ne kadar zorsa, hayallerde yaşayan bir kişi için de gerçeklerle yüzleşmek o kadar zordu. Hast…
…amböcekleri gibi kaçışıyor, artık kimse olta atmıyor, sazanlar avlularda volta atıyor. Her şey o an oluyor. O donuk suratınla karşıma dikiliyorsun. Ben donup kalıyorum. Oda buz kesiyor. Bir yanımızdan siren sesleriyle asırlar…
…anı aniden anlatmış olsaydı, ortalıkta iletişimsizlikten başka bir şey olmazdı. Yani, insanların birbirlerine doğruları doğrudan değil de dolaylı yoldan anlatmaları bir usul kabul edilmiştir. Örneğin, başarılı sıfatını kazanmış o…
…aşadığı hayal kırıklığı eşliğinde cebine parasını koyarken gözüne, vitrinde temizlenmiş halde asılı duran bir doktor önlüğü ilişti. Eli ayağına dolanmıştı. Hemen kol saatine baktı. Ameliyatının başlamasına bir buçuk saatten az…
…adan konuşma saygısızlığının basit bir şeymiş gibi algılanmasından şikâyetçiyim. Gözleri fal taşı gibi açıldı doktorun. Hayatının en kötü günü olacak birazdan. Masaya yaklaştım. -Sana, ayağa kalk, hastanı kırmızı halı ile karşıl…
…, suç, köhneme, kirlilik insanları kent içinden kaçmak yerine ''tüketimin öneminden kent yaşamının inşasına'' doğru sürüklemiştir. Yoğun olarak geçmişe özlem hissedilmekte ve birçok şey retro'laşmaktadır. Türkiye henüz bu tük…
…bittiğini anlardı. Çok beklemedi bu yüzden, önce pijamasını çıkarıp kapıdaki çiviye astı, sonra ıslak fanila donundan kurtuldu, besmele çektikten sonra soğukluğu ta içine işleyen suyla temizlendi. Niyet edip etmediği geldi aklı…
…, pişmanlık duygusuna aman vermemek için öylesi anlarda akıl süzgeci çok ince olmalı insanın. İnce eleyip sık dokumalı, kılı kırk yarmalı hatta. Eğrisi, doğrusuyla düşünmeli yapacağını ya da yapmayacağını. Neticede bu karşılaşma…