Mesnetsiz Nesne
…anki 'sana bu kadarı yeter, daha fazlasına hakkın yok' deniliyordu adeta. Ama bunca izbeliğin arasında yaşama direnme sebebim, beni canlı tutan şey, O'nu dünya gözüyle son bir kez görebilmekti. Sahi kaç zaman oldu O'nu görmeyel…
9 kullanım · 6 yazı
…anki 'sana bu kadarı yeter, daha fazlasına hakkın yok' deniliyordu adeta. Ama bunca izbeliğin arasında yaşama direnme sebebim, beni canlı tutan şey, O'nu dünya gözüyle son bir kez görebilmekti. Sahi kaç zaman oldu O'nu görmeyel…
…dan içeri elinde kürsü ile girdi, hanımının dizinin dibine kürsünün üstüne oturdu, “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek açtı fincanı. -Aa!, üstüme iyilik sağlık hanımım, tez vakitte hayatın tamamen değişecek senin, adı B ile başl…
…alde, atalarından gömü kaldığı hususu bir kandırmacadan ibaretti. "En doğrusu bu hikayenin kalanını İdris'ten dinlemek" diye düşündü. - İdris nerededir şimdi? - Evindedir zahir. - Pekalâ, sizlere kolay gelsin ağalar. Davut, vira…
…azdırsam olur mu?” diyor. Tosun havlıyor. “Babacığım uyku ilacına gerek yok, öğleden sonra kestirirsin biraz” diyorum. Tosun’un havlamasından konuştuğumu duyamıyor. Kapatıyoruz. Akşam yemek masasındayız. “Anne dün yaptığım resm…
…alp krizi geçirdiğinde. Yıkamak için götürdüklerinde bile tırnakları ojeliymiş. “Emre, şu radyoyu aç da biraz dinleyelim.” diye seslendi annem. ‘Kendine iyi bak, beni düşünme, su akar yatağını bulur...’ Radyoyu kapatıp gidip boynu…
…çtım. Beklediğim elektrikçi gelmişti. - Merhaba, ben Can dedi. - Hoş geldin Can, gel benim odaya bir can ver, diyerek sıcak karşıladım onu. Gülümsedi, genç adam. - Mesele ne abi, dedi. - Telefonda söylemiştim, odamdaki lambanın…
…Abla ona sunulandan kurtulmuştu bence. Can'ını dişine taktığı bu hayat sofrasından tok kalkmasından başka ne dileyebilirim ki? Olmasın deyip olsun'u teptiğin için sultansın Sultan Abla! Yazan: Özlem Doğan
…da. Bir yandan yudumladığı çaya radyodan tuttuğu şarkı ile eşlik ediyordu fener bekçisi. Şarkılar seni söyler/Dillerde name adın/Aşk gibi sevda gibi huysuz ve tatlı kadın. Tüm kenarları yıpranmış deri yeleğine düşen bu yaş da ne…
…’’ Satıcı adam yüzünde soğuk bir gülümsemeyle kapıya döndü, yüzünde utangaç bir gülümseme olan genç bir kadın dikiliyordu. Sıkı bir korsenin eseri incecik bir beli, solgun bir yüzü, hastalıklı bakan gözleri, topuz yapılmış sarı saç…
…Ayırdıktan sonra yol parasını, hemen harcama isteği geliyor içime. Biriktirmek şurada dursun, kötü gün parası diyebilmek aklımın ucundan geçmiyor. Sırt çantamı açıyorum, yanımda her zaman bir kitap, bir defter, bir adet sprey boya…