Otlu Peynir
…ndu. Kelimelerle anlatılamayacakları bir çırpıda anlatıvermişti o yutkunma; bir de elma… Elbisesinin cebinden çıkarıp uzattı elmayı. Kırmızının minnet dolu tonunu öğrendim o gün. Döndü arkasını. Teşekkür etmeme fırsat vermeden…
104 kullanım · 92 yazı
…ndu. Kelimelerle anlatılamayacakları bir çırpıda anlatıvermişti o yutkunma; bir de elma… Elbisesinin cebinden çıkarıp uzattı elmayı. Kırmızının minnet dolu tonunu öğrendim o gün. Döndü arkasını. Teşekkür etmeme fırsat vermeden…
…ol göstermeye. İşte bu kadar acizim. Ya da belki kendimi böyle kandırıyorum. Bu bahanelerle manzaranın tadını çıkarıyorum. Neyse ki manzaranın bana ayırdığı loca çok da uzak değil. Her gün olduğu gibi yolumun sonunda, köşede evsiz…
…rtası, tek çizgi; yetim Meleklerin boynundan. Mektup arkadaşı gözlerinden olur mu? Kederim, adam! Çoraplarını çıkartıp uyuyabilir mi Ayaklarıyla, Âdem gibi; saçlarının Sevilmişliği. Bulut bulut kokan saçlarında! Güpgüvercin öpül…
…düşünürüm. Bu arada vakit öğleni biraz geçmiştir. Kurumuş yağlı boya tüplerini, yarım kalmış tuvalimi ortaya çıkarırım. Paleti yeniden canlandırmak lazımdır her seferinde, kurumuş olanları temizlemek lazımdır. Bir daha bu kadar…
…istiyorum Siz burada bile kanatlarıma engel oluyorsunuz Ben bir revolver istiyorum hakim bey Tek bir kurşunla çıkartacağım kanatlarımı Tüm suçlarınızı alıp yok olacağım ortadan Sizin biriktirdiğiniz utançlardan Toprağın altına girec…
Makyajı yapılan Serkan, yanından ayırmadığı kalem ve kâğıdını ceketinin cebinden çıkarıp beklemeye başladı. Ne zaman boş kalsa hep aynı şeyi yapar; çizer, çizerdi… Öğle tatilinde herkes sohbet ederken, o bir köşede… Eli kalemin…
…susturamazdı neticede. Yazmak için tek şart gerekiyordu kadınlara, kendilerine ait bir oda. İşte buradan yola çıkarak kadınlara ellerindeki imkânı ve gücü göstermeyi hedefleyen kitabı “Kendine ait bir oda”yı yazdı ve feminizm e…
…i. İçi pek çok eski eşya ile doluydu; eldivenler, şapkalar, küçük çantalar, şallar, elbiseler… Hepsini özenle çıkardı koltuğun üzerine, başka bir şey daha olmalıydı bu aşka dair. Sandığın en altına doğru geldiğinde bir defter b…
…erde. Ulan sıkıştırmış beni bu sersem dört duvara, yemek de yedirmiyor it oğlu. Oraya git, şuraya gel. Sokağa çıkartsa bari… Yok, efendim yok, o da yok. Yaşım oldu yirmi, bir kadın yüzü gördüğüm yok. İnsan hiç istemez mi şöyle g…
…enin "Umudumuz" diye yükselen seslerin Cenazende yükseldiğini tahayyül edemeyecektik O sesler, sen hastaneden çıkarken yükselecekti. Ve sen gelecektin. Mavi kanepende oturup; Yine çayını içecektin. Gitmeyecektin...