ilkel bir düş geçiyor boğazımdan sessizlik bürüyorken varlığımı yokluğun her gece devasa bir taş. çatlıyor hızla koşan kısrak ölüp kalıyor bir yerlerde. bir yerlerde ölüm kol geziyor bu saatlerde. bu saatlerde uyuyorsun mesela ş…
…atlerce yağdıktan sonra azalsa da hâlâ dinmemişti. Çinko damların altındaki yataklarda çocuklar henüz uyuyor, çatıya vuran damlaların sesleri uykularını iyice ağırlaştırıyordu. Saat erkendi. Sadece birkaç kişi, sobaya biraz te…
…anına taşınırdı. Sabahın erken saatinde kabarmış hamur bakır tepsilere yayılır, üstüne susam ekildikten sonra çatalın ucuyla süs yapılırdı. Dorota Teyze ayrıca bir küçük tepsi hazırlar, tepsiyi yüzünde gülücüklerle yemek masası…
…uda ise, uzun zamandır insana saygı, tok ağırlamak gibi; saygısızlığa doydukları için, tabaktaki saygıdan bir çatal alan olmuyor. Herkes konuşuyor ama birbirini dinleyen yok. Her ferdin kendini kral ilan ettiği, ama hiç kimse…
…tanesini yaktı ve önündeki takım elbiseli adamdan çayını uzatmasını rica etti. Takım elbiseli adam kaşlarını çatmış işçiye bakıyordu. İşçi ne olduğunu anlamamış gibiydi. Takım elbiseli adam dişlerini sıkıyor ama aynı zamanda…
…limdeydi, Sıcaklık bir anda tüm vücudumu kapladı. Eve girdik koşarak Buz, bir oda evimiz Sobanın kırmızılığı, çatırdamaları, Hemencecik ısındı Ne yiyecektik şimdi? Bir şey istemeye utanan bu güzel bir çift göze Ne diyecektim... Yoklu…
…de çocukça yaptıklarını. Neden söylediğini, kimden duyduğunu bilemediği sözler yankılandı kulaklarında. Evin çatısına çıkmış, kollarını açıp rüzgâra karşı haykırmıştı: “Ulan İstanbul! Ben de senden payımı alacağım.” Yüzünü kapl…
…ların üzerindesin baksana! İnme oradan sakın çocuk Mutluluklar, film arası burada Buradaki arkadaşlar menfaat çatışması “Seni seviyorum”lar ise yalan deryası Gökyüzünde dans etmeye devam et sen çocuk Asla büyüme Adam olacağım dem…
…rı ilkbaharda gerçekçiliğini yitirir. Kendimizi tabiatın kollarına bırakmakla tabiatımızdan gelen inatçılığın çatışmasını benliğimizin derinliklerinde hisseder, kalplerimize bir kat daha duvar öreriz. Bir kat daha duvar öreriz hiss…
…ıyordu. Belli ki o da “Kahvaltıya ne götürsem?” telâşına düşmüştü. Kutunun içinden iki iri domates aldı. Önce çatlamış ve soğuktan titreyen elleriyle sonra da kirden rengi değişmiş, üzerine birkaç beden büyük gelen kabanının kol…