Haşlanmış Istakoz
…üğünden keserdi. Çalıştığı yer dardı Mercan’ın. Kilolu olduğu için bir öne bir arkaya dönme işi her seferinde canını acıtıyordu. Makinelerin çalışması bitince kapaklarını açıyor, sürgülü rafları çekiyor ve yıkanan tabakları, b…
193 kullanım · 150 yazı
…üğünden keserdi. Çalıştığı yer dardı Mercan’ın. Kilolu olduğu için bir öne bir arkaya dönme işi her seferinde canını acıtıyordu. Makinelerin çalışması bitince kapaklarını açıyor, sürgülü rafları çekiyor ve yıkanan tabakları, b…
ROB* İNSAN İnsanın büyük çaresizliğidir Robinson'un yalnızlığı... Acıya katlanabilen canlıdır insan. Hayvandan daha çok acı çeker. Ama insan belirsizlik karşısında o kadar dayanıklı değildir. Robinson düştüğü derin kuyudan çıkam…
…a Sonra bitecek yarım düzine daha insanoğlu, Ben de çekip gideceğim zaten. Bir gece kendi evrenini bulamayan, Canlı tohumları ekiyoruz her yere Budala bir kış günü… Baharlar artık neşesiz mi geçiyor? Sigara artık kederden değ…
…n geldiğini unutan bir seyyahın kayıp defterindeki kişi. yüzyıl önce ölüme terk ettiğim kuşu bilirim. aldığım canlar ellerimdeki çizgilerdedir. avlanılan ve silinmeyen yüzler ile, bir pazar sabahıdır hava soğuktur. sessizlik y…
…idan sahibi olmanın sorumluluğu sana fazla gelmesin? Sat, kurtul bence…” fikirlerine de denk gelinmiş, adamın canı “Hiç işte; öylesine…” sıkılmaya devam ederken de karşısına binlerce ağacı olan bir kişi çıkmış ve ona yardım…
…nra bir gün, bir cumartesi sabahı, Mustafa’nın ağlayarak bana sarılması ile uyandım. - Ne oldu Mustafa, dedim can dostuma. - Gidiyoruz Saliks, dedi. İç çekerek. - Nereye? - Babam artık Bursa’ya taşınacağımızı söyledi. Şimdi…
…acak biri. Benden sonra ona bakacak, gözümü arkada bırakmayacak biri. Ah nerede, var mı ki böyle biri… Yazan: Canan Tümen
…beliriverdiğine inanırlar ve hatta onlara doğayı gösterseniz ve “Bu bitki örtüsü, bu hayvanlar, kısacası; bu canlılık nasıl oluşmuş?” diye sorarsanız, cevapları yine “Bir anda oluvermiş!” olacaktır. İşte; “Eli boş olanın her şe…
…maz karanlığı. Oturup seyrediyorum, Şu karşıki aynadan dünyayı. Bir ay; dolunay var gecede Issız yoldaşlığıma can. Uyu diyor herkes. Ben uyumamakta ısrarcı. Çekirgeler; uyu git diyor, Ben ise onları seyrediyorum. Gitmem; bu…
…iyahlar giyinmiş gördüler. O meydanda o topluluk, o siyah bayraklar, o siyah giyinmiş ızdırap timsali ve onun canlı sesi İstanbulluların kalbinde son hatıra gibi hakkedilmiş duruyordu.” –Yahya Kemal Beyatlı, Eğil Dağlar