Sen ve İstanbul
Bir deli İstanbul vuruyor penceremin camına Gözlerim seçemiyor yağmurlarını Hava soğuk, yanım ayaz, gecelerim sana Ulaşamıyor yorgun sesim kulaklarına Sen yine, o çok kalabalık yabancılıkta İnsanoğlu vahşi, Ruhum karışamıyor s…
91 kullanım · 60 yazı
Bir deli İstanbul vuruyor penceremin camına Gözlerim seçemiyor yağmurlarını Hava soğuk, yanım ayaz, gecelerim sana Ulaşamıyor yorgun sesim kulaklarına Sen yine, o çok kalabalık yabancılıkta İnsanoğlu vahşi, Ruhum karışamıyor s…
…ni göstermedi tam anlamıyla. Kimi kepenkler kapanırken kimileri açılıyor. Yeni açılmış bir kebapçı dükkânının camına takılıyor gözleri. Sırtına attığı eski çantası, grileşmiş gömleği, kahverengi terlikleri, uzamış saçı ve sa…
…cakladı küçük kızı, içinde çıkan derin yangınları söndürerek… Kahvaltıyı büyük çam ağacının gölgesinde, karın camdan beliren beyaz tanecikleri eşliğinde yaptılar. İçeriden büyük bir ses kopana kadar: “Anne!” Elif’te uzun uykus…
…Nevin'e hiçbir şey ifade etmiyor, dinliyor öylesine. Arabasını caddenin en sol şeridinden sürüyor ağır ağır. Camını kapatıyor Nevin. Yoruldum, niye girdim bu caddeye sanki. Niye ilerlemez bu trafik. Bir grup liseli kız kaldır…
…geri… Dayanamıyordu, dayanamıyordu. Kuş ölsündü. Ölsündü! Sağ elinin tersiyle kafese vurdu. Kafes de, kuş da cama çarptı ve büyük bir gürültüyle yere düştüler. Kuş yattığı yerden kanat çırpıyordu. Göğsü hızla şişip sönüyord…
…deney gereçleri ile dolu olan karmakarışık masadan eldivenli elini kaldırarak az ileride duran tüpün içindeki cam boruyu işaret etti. - Bak onunki şurada. - Çok akıllısın oğlum. Bu yaşta bunları düşünüp uygulamana hayret ed…
…ni. Sonrası Allah Kerim,” diye bıdırdanıyor. Kapıyı çalarken yüzünde gülücük hazırlıyor. Açılan kapıdan iki kocaman göz bakıyor genç adama. Köyünün sulak yerindeki ağaçlara gün vurduğunda can eriklerinin parladığı gibi parl…
…isiyle güne merhaba dedilerse de yanıldıklarını anlamaları uzun sürmedi. Arkasındakileri gizleyen karartılmış camlardan daha koyu renkte, sayılı insanda bulunan otomobil hızla yaklaştı, AVM’nin önünde durdu. Siyah takım elbiseli…
…bir kalabalık başlıyor uğuldamaya. Birden bir ışık patladı, mavi desen değil, yeşil desen o da değil. Herkes cama koştu, ben bacaklarımı eğe büke kapıya. Bir ışık daha patladı. Bir şey düştü ayaklarımın ucuna. Bir cep. Üst…
…aynı şoför, aynı para. Üstü bile aynı. Bir elli kuruş, bir de yirmi beş.” Bunları düşünürken oturmuş, başını cama yaslamıştı bile. Yoldaki sarsıntılar yüzünden kafası cama çarpıyordu. Kimi zaman sert, kimi zaman yavaşça… Bu…