…bir çerçevenin dışına çıkınca da bocalayıp yuvasına dönen düşüncelerimiz şimdi bir de sahip olduğumuz bedenin büyük değişimine tanıklık ediyor, yaşlanıyoruz, tükeniyoruz, kendimizi ve etrafımızı tüketiyoruz… Ya da… Üretiyoruz…
…ordu O kadar inceydi sadece ben görebiliyordum ve kimi zaman da hissediyordum Çizgilerin bir kısmı hüzünle en büyük kısmı inançla doluydu Dün geçmişti, bugün ise bitiyordu Ve bıkmadan her gün başka bir yarını bekliyordum. Otu…
…den. “Acaba” dedi. Devam etsene be adam! Devamı yok. Benim de onu konuşmaya zorlayacak mecalim yok. Sessizlik büyüyor. Bulaşıklara girişiyorum, sessizlik biraz kırılıyor. Aslında ne bir şey konuşasım var, ne de duyasım. Çay yap…
…ip”tik. Bilir misiniz, bir müzesi yok Orhan Veli’nin. Oysa yazarların müzeleri çoğu zaman evleridir. Doğulur, büyünür, ölünür… ve o ev hafızaya dönüşür. Ama bizde hafıza çoğu zaman gayrimenkule yeniliyor. Yıllardır olması gerek…
…enen şeyin bir standardı yok… Kelimelerin anlam değişimine burada bir el atacak olursak (Çünkü konforlu yaşam büyük bir çoğunluk için mümkün değil.) “çete” kelimesinin anlamını incelememiz gerekecek. TDK’ye göre birinci anlam…
…her sabah onları temizlerim. İyi değilim belki, ama iyi olmaya çalışıyorum. Çünkü biliyorum: Tozların içinde büyüsem de, yerim bir çöküntü değil. Ama asıl soru şu: Bu tozları ebediyen nasıl yok edeceğiz? Çünkü sadece bireysel…
…asına karşın hantal görünümlüydü; öbüründen daha sakince duruyordu. Yalnız bu belki öbüründen iki üç yaş daha büyük gösteriyordu. Derken durdukları noktada ceketlerini çıkardılar. Ben dahil arka bahçe duvarı kadrosu, adımları…
…a ilk kez unutmamışım demek ki ve düşündükçe hatıralarım daha sıkı sarıyor beni başımda, kalbimde bir ağırlık büyümüş ağaçlar, renkleri solmuş toprak yorgun, tıpkı benim gibi biliyorum göğün maviliği o kadar da derin değilmiş y…
…ve dilin önemi ise, kitabın dil bilime cesurca göz kırpmasından ibaret. Etimolojiye değinilen sahneler ise bu büyülü çerçeveyi daha da zenginleştirmekte. Kuang’ın zarif dili ve akıcı anlatımı, Babil’in eleştirel temasıyla usta…
…kabul edebilmenin gücü yükseldikçe biz daha emin atacağız adımlarımızı. Küçük bir umutla filizlenen ilk adım, büyüdükçe, acıdan örülmüş sapasağlam bir dağı bile eritecek kadar güçlü olabilir. Öyleyse bu başlangıç çizgisinin kıyıs…