Ruh İstasyonum
…, indirdim tüm çok bilinmeyenli nesneleri. Sonra almadan ‘hiç’ olan her şeyleri tekrar kalktım ruhumdan adını bilmediğim istikamet renkli yönlere; Paslı bir trenin derdinden anlamayan otobüsler gibiydi sanki bozkırlar o an. Acısın…
53 kullanım · 44 yazı
…, indirdim tüm çok bilinmeyenli nesneleri. Sonra almadan ‘hiç’ olan her şeyleri tekrar kalktım ruhumdan adını bilmediğim istikamet renkli yönlere; Paslı bir trenin derdinden anlamayan otobüsler gibiydi sanki bozkırlar o an. Acısın…
…p eve getirdim. Ona giyebileceği kıyafetler verdikten sonra iki odalı evimde salona gelmesini bekledim. Adını bilmediğim kadın, salona geldiğinde ben de ıslak kıyafetlerimdeki eşyalarımı çıkararak masaya koydum ve üzerime kuru bir…
…kta geçirdiğim yıllarda, kafamda tek bir soru vardı, cevabını aradığım. Bugün önemini yitirmiş, cevabını hala bilmediğim, öğrenmekten vazgeçtiğim. Belki de çareyi susmakta buldum. Bugün de susuyorum… Tek sorum var sana: senden ben…
Çoğu kişinin bilmediği hatta adını sorduğumda nerede olduğunu bile tahmin edemediği bir tarihi eser. Ben de üç dört aya kadar bilmiyordum. Öğrendiğimden beri yakın zamanda gidip görmeyi düşünüyorum. Zaten antik kentin bulunması d…
…parça ver de şu ten kafesim hamallıktan kurtulup hissiyatını taşısın. Seni gören gözlerle görüşüyorum bazen, bilmediğim ayrıntı, hatıraları dinliyorum. “Herkese selam verirdi’’ diyorlar. İlk defa görenler, tanımayanlar onunla bir…
…pılması gereken en zor işlerden biridir ‘‘kelime işçiliği’’. Çünkü herkesin biliyorum dediği ne varsa aslında bilmediğini, bildiği her şeyinse bilinmeyen yönlerini kırmadan, dökmeden, anlatma ustalığıdır. Herkesten sorumludur yazar…
…“Bayağıyım ben, içimi bir görseniz” diye dolaşıyordu ortalıkta. "Ben de bayağıyım". -Vol.29- Ne yapacağımızı bilmediğimizde geriye sadece tek bir hamle kalıyor. “Hiçbir şey yapmamak”. Bu satrançta “Zugzwang” hamlesi olarak geçer. Çok…
…ecek, bizim ‘’koca çocuk’’ ıslık çala çala “yolu nasıl uzatırım”ın derdine düşüp adımlarını ağır ağır atacak, bilmediği sokaklardan yürüyüp kendine birkaç soru daha sorup biraz daha büyüyecekti. En iyisi şehri tepeden gören mümkü…
…; bir adamın. Yağmur yağıyordu, uyuyorduk o gece; Hangi ayrılığın ötesinde, Hangi vuslatın ertesinde olduğunu bilmediğim adamla. Paris’in büyük banliyöleri gibiydik, Yaklaşsak, bir olay çıkardı kasabada, Uzaklaşsak, bilet keserdi…
Dünyaya geldiğimiz o ilk günden itibaren oyunların içindeyiz hep. Nedenini dahi kimsenin tam olarak bilmediği ve anlayamadığı… Kimi zaman tek başına kimi zaman tüm bir dünya ile beraber karşı koyuyoruz bütün bu olanlara. Hep bir…