…ğu kez bunun, ayraç sayesinde olduğunu belirtmiştir. Sigmund Freud’a göre uzun boylu bir kitap ayracı insanın bilinçaltındaki duygularını genital bölgelerine yönlendiren bir ayraçtır. Edison ampulün içine uzun boylu biri sarı biri beya…
…? O terazinin tartılacağı başka teraziler yok mudur? Sadece o gözü kapalı kadın mı taşıyacak onu? Ne olduğunu bilmediğimiz bir varlığın, hangi kıstaslara bağlı olarak ölçüm yaptığını sorgulamadan, yapılan bu sınıflandırmaları kabul…
…ona dönüşür. Yeter ki gönülden isteyin, mutluluk kapıları açık bir çiçek bahçesi gibidir, önemli olan girmeyi bilmektir.
…ki de doğru olan rüzgara küsmemektir, bilmiyordur belki kırılan dalları, suratımıza çarpan kapıları. Sonucunu bilemeyeceğimiz işleri yapmayı çok seviyoruz ve acı çekerek de olsa bu hayatı biz yaşıyoruz, çünkü acı çekiyoruz. İnsan bu dü…
…aşına kaldığını… Zihninin dışında" Ellerine gözlerine siper ederek, "Böylece biraz daha fazla, biraz daha az… Bilinmesi gereken nokta nedir… Kaç santimetre kaydığını bilmek… Şu an emin olduğum tek şey… Durduğum yer, artık sıkıntı…
…ımızı yıkmamıza neden olabilir yahut bu düşüncenin yanlışlığının farkına varıp sahip olduklarımızın kıymetini bilmemizi sağlar. İşdar Gökseven’in de beklenmedik bir karakterle oyuna katılması Leviya ve Yona’nın bizlere tuttukları…
…e tabi ki Isabel de. Isabel ne zaman gelse puba Jacob yeni yetme bir çocuk gibi heyecanlanıyor, ne yapacağını bilmez bir hale bürünüyordu. Sanki dört yüz yıldır yaşayan o değildi. Sanki gördüğü ilk kız Isabel’di. Daha evvelde…
…ştık. *** Meydanda fazla vakit geçirmeden stada doğru inmeye başladık, aşağıdaki çatışmaların şiddetlendiğini biliyorduk. Mehtap’a meydanda kalmasını söyledim bu yüzden, Dolmabahçe’deki görüntü beni bile korkutmuştu. Aşağıya indiğ…
…e Shakespeare’i bilmeden tiyatro eleştirisi okuyamaz ve yapamazsınız; çünkü tiyatro hayatı içinde olanlar onu bildiğinizi varsayarlar. Shakespeare’in dili ve eserleri göz önüne alınacak olursa; dili, söz sanatlarıyla yorulmuş söz c…
“Şimdi sen bana sarıldın ya, gökyüzü öyle güzel oluverdi ki bir anda.” Yazın en sıcak günlerinden birinde, bilmem hangi ülkenin bilmem hangi şehrinde, yankılanan hüzünlü bir bestenin sesi olmalıydı. Gökyüzüne yükselen ağaçları…