…a acısıyla tekrar Taksim’e doğru yola çıktık. Önce sahil yolunu denedik, ancak polis Beşiktaş yolu tarafından barikattakilerle çarpışıyordu. Biz de geri dönüp Süleyman Seba caddesinden Maçka’ya, oradan da dolana dolana Taksim’e ulaştık.…
…geliyor ‘Sık bakalım’ diye bağırıyor. Polis de macera arıyor zaten, gaz fişekleri gelmeye devam ediyor. Polis barikatı aşamıyor, biz de aşağıya inmeye niyetli değiliz zaten. Etrafta şahsi arabalar var, içlerinde çocuğu-yaşlısı h…
…la çıktıklarında hızlandı Rammstein ve diğer arabadaki adamları. Sürekli ateş ediliyordu. Polis ekipleri yola barikat kurmuşlardı. Adamlardan biri aracın arka tarafındaki çantayı aldı. İçinden çıkardığı bazukayı, yolda barikat…
…nlerinden beri olayların içindeyim ben. - Abi görüyoruz televizyonda, meydanda. Bütün taşları söküp atmışlar, barikat filan yapmışlar kendilerince. - Polisin gaz bombalarıyla kırdığı camları görmüyorsun da iki tane taşı mı düşü…
…elmez oraya bakmak, mecbur kalır benimle konuşmaya. Faturaları nerede bunların, kesin saklamıştır. Kaybetmese bari, vakitlice götürüp iade ederiz. Kendisi de fark etti oysa. Fark etti ama geri adım atamıyor. Anneler söyleyin…
…akmıyor. Ben onu bırakabilir miyim zaten? Bırakıp gitsem rahat olabilir miyim? Huzur içinde uyuyabilir miyim? Bari o iyi olsun, huzurlu olsun, ben sonra giderim. Ama bir şey var, bana karşı bir şey. Uyuyor, ağrısı yok, dışar…
…bir bilet daha alıyor insan. Rüyası, piyango parası çıkınca yapacaklarıyla başlıyor ve “En azından amorti çık bari...” kâbusuyla bitiyor. Bir yıl geçiyor, yine alıyor. Birileri de para saymaya devam ediyor. İhtiyaç duymadığı…
…gözüm ilişti. Halime’nin kahvaltılıklarını da almış büyük bir iştahla yerken bir yandan da “Hep aynı şeyler, bari burada kahvaltıda değişik bir şeyler verseler canım,” diye söyleniyordu.
…iyerek başladım babama atmaya bizim topçuğu. Bu kez iyi gidiyordu. Babam sağlam elini kullansa da razı oldum. Bari onun kaderi öteki gibi olmasa, yemeklerini biz yedirsek de haplarını o eliyle alıp yutabilseydi. Kendine olan…
…yukarı çekti, solu da birkaç milim aşağıya. En küçük düzensizliğe tahammülü yoktu. “Madem takmak zorundayız, bari düzgün takalım” derdi. Dakikalar geçiyor asansör milim oynamıyor, ne yukarı ne aşağı. Her gelen telefonda hey…