…a bulutlar yığıldı yine şehrim üzerine Islahı yok kalbimin gör hâlimi dal seyre. İz'af oldum dolu yağdı gönül bahçeme Harab oldu sevgilerim gül hâlime. İfşa oldu acılarım yüzümden düştü mutlu maskem Kadh eyler nefsim beni yerle…
…olursa olsun... Ah, ne çok seviyorum dalmaçyalı köpekleri ve sahiplerini. Dediğim gibi, böyle güzel şeylerden bahsedince insanın morali bozuluyor bir süre sonra. Lanet olsun ki doğru bu. Yemin ederim, şansım olsa, tüm çocukları ve…
…itiyor. O yüzden ağır ağır Bağdat Caddesi’nden geçerek eve dönmeye karar veriyor. Hava nefis, pırıl pırıl bir bahar günü… Ne çok insan var caddede, sanki kimsenin çalışmaya ihtiyacı yok gibi bu semtte. Bir yere park edip kahv…
…tamızda yatıyor Dudakları morarmış, şimdiden bir iskeletinki gibi Sarıyor etrafını rüzgar, toz toprak, bir de bahar meltemi Kalbi bomboş, kendisi iradesiz Kafile gibi şeytanlar Adamın her yerinde Kahkahalar ve çığlıklarla Emi…
…ece kendi çevremize bir duvar örer (insanlık bu ya; o duvar da tuğladan değil, camdandır) ve içinde kendi kış bahçemizi yaratmaya çalışırız. Yavaşça kabuğumuza çekilir, olup bitenlere olabildiğince seyirci kalmaya çalışırız fanus…
…a, klasik veda konuşmalarının ardından soluğu yine Hakan Usta’nın mekânında almışlardı… Yine edebiyat üzerine bahisler açılmış ve okunan yeni şiirlerden sonra; ayın gecenin kalbine battığı vakitlerdi. Gecenin ve ortamın ruh hâli…
…et mahalline geri dönen katilller gibi, Bodrum'un anılarımız olan her bir noktasını dolaştım. Mayıs ayıydı ve bahar fışkırıyordu her yerden. *** Ertesi sabah işe gittiğimde kimse boş parmağımı fark etmesin diye türlü numarala…
…iniyorlar. Az ilerideki tentenin midesi bulanmış olmalı ki yağmur suyunu boca ediyor aşağıdakilerin üzerine. Bahtsızlar sudan nasibini alırken kalabalık safları sıklaştırıp kendini koruyor. Talimli olmak böyle bir şey olmalı. Yük…
…rdu, zaten neden girdiğini de bilmiyordu, merak da etmiyordu açıkçası. Abisiyle pek konuşmadı, yaptıklarından bahsetti. Yani sadece sokaklarda dolaştığından. Abisiyle geçirdiği kısa sohbette bir şey fark etti. Bazı cümlelere, ba…
…dürülür ya da çoğu ölürdü. Köy halkının diliyle bir tanesi vardı ki, sanki Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde bahsettiği boynuzlu ve ensesi tüylü olanıydı. Ne ölür ne öldürülürdü. Aradığı bir şey varmış gibi hiç olmadık yerlerde g…