Dağ
…ece.” “Yani?..” “Önce trene binmen gerek.” “Tamam bindim, ne olacak şimdi?” Umursamaz görünmeye uğraşıyordum. Avuçlarım ter içinde kalmıştı. Üstelik sıcaktan değildi. “Şimdi, tren uzun ve karanlık bir tünele girecek. Ama sen önün…
57 kullanım · 49 yazı
…ece.” “Yani?..” “Önce trene binmen gerek.” “Tamam bindim, ne olacak şimdi?” Umursamaz görünmeye uğraşıyordum. Avuçlarım ter içinde kalmıştı. Üstelik sıcaktan değildi. “Şimdi, tren uzun ve karanlık bir tünele girecek. Ama sen önün…
…yah sabahlığının kaygan kumaşı içinde adeta sarhoş oluyorum. O benden daha sarhoş. Kadının ellerini yakalayıp avuçlarının içinde sıkıyor. Öpüyor, öpüyor. Aşkla öpüyor. Özlemle öpüyor. “Sen yokken hiç yaşamadım, biliyor musun,” diyo…
…imdi bunun sırası değildi. Son bir çabayla rüzgârla eteğin arasındaki kavgayı ayırmaya çalışan ellerini aldım avuçlarımın içine, yoğun uğultuya karşı koyarak; ‘’Hiç sesini duymadım, böyle gitme, bir şey söyle!’’ dedim. Sürmeli kirp…
…bi. Özlemek. Ah! Ne acı bir kelime. Zakkum gibi mesela… Zehrinin cehennemde azığın olacağını bile bile günahı avuçlamak gibi. Terk etmek, terk etmek zorunda olmak, bir daha görememenin esaretinde kalmak gibi... Birkaç telefon kon…
…mdayken içim geçiyor. Bir ara uyku ile uyanıklık arasında gidip geldiğimi hatırlıyorum. Zehra’nın elleri hâlâ avuçlarımın içinde. “Anne” diyor, “Babamın elleri diken gibi. Niye böyle ki?” dikenli ellerimi Zehra’nın ellerinden ayırı…
…buğday bağlarının üstüne. Eskimiş elbiselerinin rengi üstünde uyuduğu tahtanın rengine karışmıştı. Kirlenmiş avuç içleri terlemeye başlamış, kirli bir su avucunun içindeki çukurlara dolmuştu. Öylesine rahat uyuyordu ki anne…
…mtini arıyordu. Her bulduğunda canı yanıyor, hızla uzaklaşmaya çalışırken tozu dumana katıyordu. Bir şeylerin avuçlarının arasından kayıp gittiğini hissettiğinden, eşinin tüm itirazlarına rağmen elindeki son dala sıkı sıkıya sarılm…
…an çekilmişti nefesinden. O çoktan kurutmuştu yeşermiş kelimeleri. Kemikleri belirginleşmiş vücudu sonbaharın avuçlarında kışı bekleyen sararmış otlar gibiydi artık. Kardelenler gibi başını kaldırma zamanı çoktan geçmişti. İnsanlar…
…Köşede yatan aksak köpeği kovalardım bazen. Kaçarken gözlerinde beliren ürkekliği izler, sonra üzülüp başını avuçlarıma alarak göğsüme bastırırdım. Fırının yanındaki terzinin çocuklarıyla oynamak isterdim. Daha on metre yaklaşmad…
…in birliği, bu amansız düşman karşısında, varoluş karşısında... Sonsuza dek sürecek bir üç saniye, buz kesmiş avuç içimi terleten, Mozita, bakire fahişem; Ellerin neden cehennem kadar sıcaktı ki? Nicedir unutmuştum seni, adı…