…isteğimi bir kez olsun bastıramıyorum. Hayatın, toprağın kalbinden doğduğu hakkında bir öykü okumuştum. Şu an avuçlarımdaki toz zerrelerine baktıkça hep bunu düşünüyorum. Temizleyen ve yenileyen, doyuran ve doğuran bu toprak değil mi…
…r keşke öyle olsaydı ama telefon açık ve sessizde de değildi. Sonra her zaman gibi yaptığım gibi yine kendimi avutmaya çalıştım. Önemli işleri vardır. Hayır. Aslında arayacaktılar ama. Hayır. İnsanlar çok değerli çok mühim işler…
…evren hediye eden Bir bükücüm olsaydı keşke Zamanı tuş edebilen bir makine Baloncuklar ve köpükler içindeyiz Avunuyoruz onun yerine! Yazan: Kerem Yılmaz
…. Beynim, adeta kendini kapatmıştı odadaki tüm uyarıcılara karşı. Ayaklarımdan başlayan karıncalanma duygusu, avuçlarımda bir sağa bir sola devirdiğim parmak uçlarıma kadar ulaşmıştı. Kulaklarımdaki basınç aninden artmış, içimdeki…
…büküp, “Ama hiç benzemiyorum babama!” dedim kadere isyan eder gibi. Hâlâ çocuk olduğumu ispatlamıştım karımın avuçlarında. “Yanılıyorsun hayatım. O kadar çok benziyorsun ki ona... Sadece benzememeye çalışıyorsun. Hepsi bu…” dedi. O…
…abamın beni bırakmasını fırsat bilip o odaya girdim. Yavaş bir ritimle sallanıyordu. Yere düşmüş kâğıdı aldım avuçlarıma. Buruşmuştu. Babamın ellerinde. Yazdığı onca satırda sadece bana olan sevgisinden bahsetmişti. Nefretle dahi…
…atır mısınız?” Mutlu değilim, öyle olduğuma inandırdım kendimi. Belli oyalanmalarım dışında ne var hayatımda? Avuntularla geçen şeyler ve düşler olduğunu fark ediyorum her şeyin apansız. Öfkem umarsızlığa, sayrıllığa geçerken tutam…
…ü bunlar için önce insana ihtiyaç vardır ve nüfusun yüzde doksan dokuzu yok olmuştur. Karakter çokluğu burada avantaj haline geliyor ve Amerika Birleşik Devletleri’nin dört bir yanında insanların tek kalan olduklarına inanarak…
…arda yıkanmış. Kurusun diye beklerken, için için çağlar olmuş. Hayal sarkıtları kalmış çağıldayan umutlardan, avucunda da yolundaki sıra sıra dikitlerde yalpalamış. Durup karıştırma şansın varsa eğer bu defteri, kendini seçilmiş…
…da ve gerçeküstücülerle, temsiliyeti yapıçözümüne uğratmaya ve sanat yapıtını parçalamaya uğraşan herkes hala avangard akıma dahildir. O’Neill’e göre (2003:616) Warhol, film yapmaya başladığında, bir endüstri ve toplumsal fenome…