Rıhtım
Rıhtım Sözlük

anlam

130 kullanım · 98 yazı

Arşiv eşleşmeleriGeçtiği yazılar

Dokuzdolanbaç (VI.Bölüm)

…ganlarını Nuri'ye sürtmelerine aldırmıyor çünkü denizin rengi hep çok güzel İstanbul Boğazında ve birazdan bu anlamsız karışık kalabalıktan koparak işinde olacak, ikiden üçten çoktan kopup tekleşecek, tasarlarken haşa! sümme haş…

Çiçili İdris (IV.Bölüm)

…ışmak" denilse; bunu son beş yıldır defalarca denemiş fakat başarılı olamamıştı. Ne yani! Biricik oğlunu, bir anlamda geleceğini, ipsiz-sapsızların ellerine, vicdanlarına mı terk edecekti? Üstelik, konu-komşu, eş-dost bu duruma…

Türkçe'nin Önemi

…. Yapışkan bir cismi yapıştığı yerden ayırmak için kullanılan “kavlatmak” kelimesinin daha batıya gittikçe ne anlama geldiğinin bilinmemesi ve yerine daha yavan ve tam olarak kastedilen anlamı karşılamayan “çıkartmak” kelimesi…

Işık

…. Güneş vurmasa karanlık cismin üzerine, gözde ne kadar ışık olursa olsun, göz görünüşü göremez. Işık birinci anlamı itibariyle TDK tarafından “Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur…

Duyuyor musunuz?

…fonunu eline aldı ve karşısındaki arkadaşına “Ben eve gidiyorum, sonra görüşürüz.” yazdı. Arkadaşı hiçbir şey anlamadı ama onun çok da üstüne gitmek istemedi. “Tamam dikkat et kendine. Sonra görüşürüz.” dedi ve yanından ayrıldı.…

Kendinle Savaş, Kendinle Barış

…devreye giriyor. Mücadele dediğimiz şey bir insanın hastalıkla, aileyle ya da çevresiyle mücadelesi değil; en anlamlı mücadele insanın kendisiyle olan mücadelesi. Düşmek isteyen içerideki bir benle mücadele edip diğer benin onu…

Köyde Nü

…böyle mezardan baban çıksa bile bir daha seni muhtar seçmeyiz,” diye ortalığı birbirine kattılar. Ne olduğunu anlamama fırsat vermeden bastonlarını tak tak vurarak gittiler. Hüsamettin’le birbirimize bakakaldık yıllardır “Kızım,…

Kazı

…boğum boğum, ayakları kuyruk, kolları ise solungaç gibiydi. Çırpınıyor, ayakları taşa elleri ise birbirinden anlamsız farklı canlılara değiyordu. Tatlı bir su içinde debelenirken kırmızı göz parladı uzaktan. Bu kara sinekti. Dö…

Kazı

…boğum boğum, ayakları kuyruk, kolları ise solungaç gibiydi. Çırpınıyor, ayakları taşa elleri ise birbirinden anlamsız farklı canlılara değiyordu. Tatlı bir su içinde debelenirken kırmızı göz parladı uzaktan. Bu kara sinekti. Dö…

Yazarların gözünden

Sözceler

Tüm sözceler
Bu sözcük için henüz onaylanmış sözce yok.