…kilerin baş döndüren kokuları arasında yere çökmüş kalmıştım. Etraftan sesleri duyup gelen insanlar, ellerini ağızlarına kapatmış, hayret nidalarında bulunuyorlardı. Sonrasında biraz kendime gelir gibi olmuştum ve patronun eşi İnc…
…stasyondaki kala kalışımı, düştüğüm boşluğu daha yaşamadan kâğıda dökerken yanımda oturan Olcay’a çaktırmadan ağlamıştım. Olcay benim üç yıl aynı sırayı paylaştığım arkadaşımdı; öyle ki gidişinin boşluğunu o yaz Neşe bile dolduram…
…Nereden bilebilirdim kalbim yarıldı. Bir uzun boşluk ve sessizlik hâliydi önce gelen Kendimi bulduğum her an ağlamaktaydım Çakıl yığınları çıktı önce kalbimden Bir büyük huzursuzluk hâliydi ben şimdi ne yapacağım diyen. Günlerce yed…
…ktır renkli gözlü kızlar hep güzel kokarlar tanış, sokul, utanma kötü yazmadıysan bir şey olmaz adı ne olsun? ağzındaki metalik tadı siliver yahu çilekleri nereye yazdın? mevsimi değilse de oldur yeni bir gökyüzü yaz, alabildiğin…
…ndeyken, ne aceleleri var bilinmez, etleri pişirmeden yemeye başlıyor. Köpekler kuduruyor. Su göreni kaçıyor. Ağzı köpüreninden uzak duruluyor ancak bazıları da ısırıyor. Kuduz köpekler tabii ki sürü hâlinde yaşayamıyor. Bu…
…iş bir anda akşam olmuş bir anda yanmış uzaktaki şehrin ışıkları aynı anda gülümsemiş bazı çocuklar aynı anda ağlamış aynı şeye belki aynı güne uyanmak için yastığa sığınmış başlar ve bir el omzuma usulca dokunmuş başımı çeviri…
…ler! (Bin atlı Akınlarda Ogün çocuklar gibi şendik! Görecekler gardırobu da, ayakkabı kutusunu da, parayı da, ağacı da, meydanı da! Ülkeyi sahipsiz, Başkan'ı da arkasız sanıyor pislikler!) Filiz Akın'ın bu olayla bir ilgisi y…
…madır demişti sufi Kim sevdiyse boğazında bir yumruyum duyuyorum Kavuşsak üzerim sabah ışıklarında Kavuşmasak ağlarım Ay dediğiniz taş parçası karşısında Çekilmem, sevilmem, sevemem hiç Babam göndermişti çanak için çatıya Tutmu…
…... Bir mutsuzluğum kaldı cebimde Ah cebi yırtık, eski pantolon! Yürürken bu mutsuzluk da cebimden düşse, Son ağırlığı da bırakırdım öylece Bilirim "Hiçlik" esas mertebe
…ez mi çizeceğim yüzünü, Son kez mi binecek gök, tepeme Saçlarımın çiğ, soluk sarısına. Yasaktır bizim bu uzak ağacımız Sonra yedi milyar kez yabancı, Sonra kaburga kemiğinden bir sancı. Onlar kaçar, Sesini kısar parlayan acının.…