Beklenen
…hatırladığı bir bozkır manzarasıyla karşılaştı: uçsuz bucaksız bir sarı, yer yer kahverengi tarlalar, tek tük ağaçlar... İnsanda “zaman hiç akmıyor” hissi yaratıyordu. Gün aydınlanmadan uyandı, ama çıkmak istemedi yataktan. Tek…
6 kullanım · 4 yazı
…hatırladığı bir bozkır manzarasıyla karşılaştı: uçsuz bucaksız bir sarı, yer yer kahverengi tarlalar, tek tük ağaçlar... İnsanda “zaman hiç akmıyor” hissi yaratıyordu. Gün aydınlanmadan uyandı, ama çıkmak istemedi yataktan. Tek…
…le yönetmene ait olması kavramını ortaya atmıştır. Sanayi Sinemasının ambargosunda dönemin Fransız Sinemasını ağır eleştirdiği için kendi ülkesinden çok Kıta Avrupası'nda ve ABD'de sevilip saygı görüyordu. Bu filme de aynı a…
…kler yıldızlar. Öyle usanmadan, sakin sakin, Gidenin yolunu gözler yıldızlar. İzler sokaktan gelip geçeni Biz ağlarsak, ağlar yıldızlar. İzler binbir dertten içeni Derdin yarasını dağlar yıldızlar. Elinden tutar, sırtında taş…
…geçeyim, neden sinirlisin? Yeryüzüne mıh, belki ondan ötesin Yüceden yüce vardır, niye kibirlisin? Dünya yükü ağır, bilirim Sen de isyan edersen, biz neyleyelim? Bir fani mi, fazla geldi sana, bileyim… Ömür kısa, yük ağır, y…
…dan çıt çıkmıyor. Sessiz. Bağrış çağrış sürüyor. Öndekinin öfkesi bitecek gibi değil. Elini kolunu sallayarak ağzına geleni söylüyor. Arkadaki sessiz. Bebeği dilini yutmuş sanki, arabada çıtı çıkmıyor. Sessizlik öndeki kadını…
…Mesleğini aniden bırakıp inzivaya çekildiği odasında, yıllar sonra oğluna vasiyetinin yanında bu çalışmasını ağlayarak itiraf ettiğinde artık çok geçti. Tüp bebek tedavisinde sayıları milyonlara ulaşan insanlar, üçüz bebeklerini…
…doğruca mutfağa geçti. Bir ilandı gösterdi. Antalya'da bir "butik" otel, "özellikle 45-50 yaşlarında, misafir ağırlama sanatında uzman bir kadın çalışan" aradığına dair ilan vermişti. Ücret dolgunmuş. Kalacak yer verilecekmiş. N…
…eri dönebilenler, görmüş geçirmiş, kültürlü kişiler olarak kabul görüyor, gittiği her yerde izzet-ü ikram ile ağırlanıyordu. Seyyahlar yeni fikirlerle dönüp bambaşka ufuklar açıyor, dünyaya açılmaya önayak oluyorlardı. Seyahat, dünya…
…çocuktur Seyfi, bakmaz öyle otobüse binen her güzele. Ama bu başka, kız sanki ateşe atılmış İbrahim de Seyfi ağzında su taşıyan karınca. Gitti yanına, önce yanındaki kadına sordu, kadın çay istedi, çayı doldurdu ve bunca yıllı…
…ler, kinler, yalanlar... Burada zor vedalar Her bekleyişin, yine gelmeyişi Yitirilen hayaller, umutlar Dıştan ağlamak güçsüzlüktür İçten ağlanır burada Büyüme çocuk sakın Hep orada kal Hep mutlu kal Yazan: Emre Gökberk Tuğyan