Ah
…elsen de kalbimdeki kimselere benzemez yerini Hiç kimselerin dolduramadığını bir görüversen Anlatabilsem sana Zeytin ağacımla konuştuğum akşamları Yüzümü boyayan gün batımı kızıllığını Serçe kuşlarının ekmek kırıntılarını binb…
70 kullanım · 31 yazı
…elsen de kalbimdeki kimselere benzemez yerini Hiç kimselerin dolduramadığını bir görüversen Anlatabilsem sana Zeytin ağacımla konuştuğum akşamları Yüzümü boyayan gün batımı kızıllığını Serçe kuşlarının ekmek kırıntılarını binb…
…liğin kapağa bulaşan kısmını ziyan etmemekle başladı. Küçük bir kâseye tatil dönüşü bir sahil köyünden aldığı zeytinyağından da dökmüştü. Demli çayın iştah arttıran kokusuna bir de kızarmış ekmek kokusu eklenmişti. Kızaran dilimler sa…
…laşıyordu. Yemek masasına keyifle ve acele etmeden oturdu. Cümlelere harcanan emekle büyülendi, bir yandan da zeytin, peynir ve çayla kahvaltı etti. Dışarı çıktığında gökyüzünün ışıltısına baktı. Her zaman bindiği otobüsün güz…
…ceği gelir yardımıma Evrenin tüm ışıklarını bırakır avucuma Bir karınca gezinir parmaklarımda korkarak Ve bir zeytin düşer dalından, henüz ıslatılmış toprağa Sen geçersin alçak köprünün ardından Kimse kimseyi tanımaz Birbirimi…
…ir ağacın dalları, insan Kabuğu kırılmış fındık, kırılmayı bekleyen kabuk, Durgun hâlde tarihe tanıklık eden, zeytin ağacı Tanışıklığıyla çoğalan, yaşadığıyla tek, varoluşuyla yarım Doğduğu an özlem dolar, doğarken öldüğü yere…
…rak ettim. Ve dürüstlüğüne güveniyorum şu an.” En son ne yenirse, ağızda onun tadı kalır. Zamanlaması kötüdür zeytinin: Oyunun sonunda neler olabileceğini önceden kestirebiliyordu kadın. Ama artık bu oyuna da bir son vermesi ger…
…eydi Senin ağzında çöl vardı Ellerin kurak bir mevsim Başında leylek çığlıkları bulutlar Günler hiç uzamazdı, zeytin bile evcilleşmemişti Deli bir çukurdu gözlerin İçinden çıkılası değildi Saçların çiçeklenmişti gövdemde Yolla…
Kahvaltı bitti. Bir, iki, üç, dört, beş, altı. Zeytin kâsesi dolaba. Yedi, sekiz, dokuz, on, on bir, on iki. Peynir tabağının kapağını sıkıca kapa kurumasın; geri dön: on üç, on dört, on beş, on altı, on yedi, on sekiz: peynir…
…düşündüm. Benden sıkıldığını itiraf edecekti, benim işe yaramaz biri olduğumu söyleyecekti, peyniri keserken, zeytinin çekirdeklerini düzenli bir şekilde tabağın köşesine biriktirmekteyken bu planları yapıyor olmalıydı. Nihayet…
…ğim iki kafa. Öndeki, gecenin bir yarısında uykumu bölmenin mahcubiyetini güleç yüzüyle örtmek isterken minik zeytin gözleriyle komik görünen anneannem; arkadaki ise, karakteriyle bütünleşmiş, yıllardır her baktığımda bir anla…