İlk Perde
…le bir sağa bir sola meyletmeden düz duramayacağımızın inancında. Gücünü görebilmen için evvela güçsüzlüğünle yüzleşmen lazım zira. Seni sen yapan yahut seni senden eden faktörleri ayrıştırman gerek. Kımıldamadan duran umut…
187 kullanım · 148 yazı
…le bir sağa bir sola meyletmeden düz duramayacağımızın inancında. Gücünü görebilmen için evvela güçsüzlüğünle yüzleşmen lazım zira. Seni sen yapan yahut seni senden eden faktörleri ayrıştırman gerek. Kımıldamadan duran umut…
…avi bir tokat yemeniz an meselesi idi. Nereden geldiğini anlamadığınız bu tepki canınızı çok yakabiliyordu, o yüzden adını Bulgaristan’ın kuvvetli halterci kadınlarına ithafen “Bülgish” koyduk. Ailenin tüm fertleri, bereler ha…
…ine, kendinden bir beklentisi olduğuna şahit olmuştu çok kere. Hiç kimseden bir beklentisi yoktu Nehir’in, bu yüzden kimsenin de kendisinden bir beklentisi olmasını istemezdi. Yine aynı şey gelmişti başına. Zaten hiç ama hiç g…
…keresinde. O sırada neye ağladığımı bilmiyordum. Şimdi, pencere kapandı; kendine kendine hiddetli esen rüzgâr yüzünden. Korktum birden. Yere düşmüş sesimi aldım eğilip ve yeniden ses tellerime iliştirdim onu. Rüzgâr hiddetini yi…
…n iki cümleyi geçmezken; yan komşunun hastasına şifa olmak, apartman görevlisine günaydın demek, özellikle de yüzündeki tebessüm ile onlara cevap vermek, boynunun borcu olacak. Kilosundan hayıflanmadan iştahla tarif veren teyzeni…
…çiyorduk ve hep birlikte konuşup duruyorlardı. Kimin kime ne dediğini takip etmiyordum aslında ve belki de bu yüzden o noktaya nasıl geldik anlamadım. Ferhan Belgin'e "sana hiç güvenmemeliydim Ali İhsan konusunda" dedi birden.…
…erine ulaştığını zannedersin, oysa ruhunu Meryem misali korur. Sonra, sıkılır senden. Tek kalemde siler seni, yüzünü dahi göremezsin. Dağılır gidersin, yok olursun. Geriye, zamanla koyulaşan kapkara altı harften oluşan bir kel…
…aldığı siyah topuklu ayakkabılarıyla yürüyor. Çıplak ayakları, sıcak kaldırımlarda yavaş yavaş ilerliyorlar. Yüzünde kurumaya yüz tutmuş yaraları sarmalıyor - yağmurlu, rüzgârlı ve telaşlı bir havada dalgalanan kara çarşaf mis…
…tonlaştı dünya ve ruhlar. Önce bahçeden saksıya, sonra saksıyla salona taşındı çiçekler. O günden beri ne gün yüzü gördük, ne gül yüzü...
…bacaklarını hissetmeyene kadar kasarak ağlıyordu. Başının altındaki yastığı bu sefer sesinin duyulmaması için yüzüne kapattı. Karanlık onu rahatlatıyordu. Derin derin nefes almaya başladı ve biraz daha sakinleştiğini hissedere…