Rıhtım
Rıhtım Sözlük

yol

340 kullanım · 234 yazı

Arşiv eşleşmeleriGeçtiği yazılar

Tek Mevsim

Canım Dostum Bahar'a Sonbahar Gözlerini kapatıp serin rüzgârın kokusunu içine çekti. Yolun karşısına geçmeden önce birkaç kez derin derin nefes aldı ve bu nefesleri her verişinde yalnız olmadığını hatırlattı kendisine. Orad…

Balıkçı ve Oğlu

…a ki küçük bir şişme botun üzerinde o göçmen bebeği bulana kadar. Deniz, kendi Deniz'ini alıp başka bir Deniz yollamıştır ona hediye. O morarmış bebeğin minicik ağzıyla hayata tutunma çabası Mesude ve Mustafa’nın da hayata tekrar t…

Umutsuzluğun Yokluğu Olsun Bu

…opladıktan sonra koltuğunun altına kıstırdığı bir kitap ve cebinde şıngırdayan anahtarlarla düşmüştü çarşının yoluna. İlk işi bankaya gidip alın teri parasını çekmek, sonra iki sokak ötedeki bir başka bankaya on gün gecikmiş k…

İstanbul'un Derinliklerine Dalmak

…la iskeleden ayrıldı. Hayatın içinden akıp giden insanlar geminin ardında bıraktığı beyaz köpüğü fark etmeden yollarına devam ettiler. Şehir gezginleri rehberin elindeki kalabalığa tepeden bakan flamanın ardına takıldı. Hemen sağ…

Yüz Aklığı

…an. Dudaklarını pıtırdatarak ninesine Fatiha gönderdi. İyi olacak her şey. Güzel olacak. Kar bütün kem işleri yoluna koyacak, olmazı olduracak. Ne Nimet’in canı yanacak, ne de Seyit abisinin. Bunun başka çözümü yok. Böyle karl…

Resimden Hayaller

…anadına. İnsanlar minicik görünüyorlardı buradan. Evler, arabalar, ağaçlar… Her şey minicikti. Öyle güzel bir yolculuktu ki… Uyandığında gerçek olmadığına üzülmüştü. Sabah yine herkesten önce uyandı. Terliklerini sessizce giyip av…

Ra-Han ve Dişsiz Adam

…an için kendilerini tutmaya çalışıyor, susuyorlar, sonra yine göz göze gelince koyuveriyorlar kahkahaları. Anayolun kenarındaki oyun parkındalar. İkisinin dışında sadece bankın birine kıvrılmış kimsesiz ihtiyar ile uzaktan u…

Otuz Beş Yıl

…eyeceğim.” dedim, elimde ayraç olarak kullandığım ıhlamur kalemimle kitabımı göstererek, “Sonra da ufka doğru yolculuğa çıkacağım.” Yazan: Kübra Ertürk

Ocakbaşı

…çlarını okşar gibi ağaçların yapraklarını dallarından koparıyordu. Yere süzülerek düşen yaprakların bir kısmı yola bir kısmı da mezarlığa düşüyordu. Yol, sarı yorgan ile kaplanmıştı. Mezarlık ile çocukların oyun oynadığı ta…

Yılmaz Ruh

…e ulaştığındaysa zihninin telleri her an kopabilecekmiş gibi gergindi. İçine çektiği nefes, vücudunun daracık yollarını çizen kirli çalı çırpıdan farksızdı. Kim olduğunu unutarak sabahtan akşama dek çalışanlara has yorgunlu…

Yazarların gözünden

Sözceler

Tüm sözceler
Bu sözcük için henüz onaylanmış sözce yok.