Göremiyordu
…rdığını bilmiyordu. Kahve bardağına bakmayı bıraktı. Biraz süt tozu aradı. Onların ayrılmalarını istemiyordu. Yoktu. Süt tozunu hiçbir yerde göremiyordu. Daha yavaş adımlarla döndü çalışma odasına. Kahvesinden bir yudum ald…
1 kullanım · 1 yazı
…rdığını bilmiyordu. Kahve bardağına bakmayı bıraktı. Biraz süt tozu aradı. Onların ayrılmalarını istemiyordu. Yoktu. Süt tozunu hiçbir yerde göremiyordu. Daha yavaş adımlarla döndü çalışma odasına. Kahvesinden bir yudum ald…
…a çalışmak için. Kendi ülkelerinde çok büyük şeyler başaran bu beş büyük adamı acı ile konuşturacaktık. Nasıl yoktan var ettiklerini sormak için. Bizim olanaklarımıza karşın, bir şeyler üretemeyişimizin hıncını çıkaracaktık. B…
…amanki gibi sağlı solu dizilmiş lambalar göz kırpıyor. Cilveleniyorlar. Yine beni tavlamayı becerdiler. Başka yollara sapmadım, kendimi bıraktım kalabalığa. Tüm esnaf her haftaki yerinde. Balıkçı yine sol tarafta açmış tezg…
…albi vardı. Her sabah kek ikramı yaparken çocuklara iki tane verirdi. Yüzüne sıcak bir gülümsemeyle bakan her yolcunun kahvesini çayını bolca verirdi - ki bilen bilir bu otobüslerde bu içecekler ne kadar verilir. Bir de gördü mü…
…a değil. İçinde ailecek yemeklerin yendiği sofralar kurulmuyor, soba yanmıyor, sobanın üstünde tıslayan güğüm yok, çocuklar koşturmuyor; yani bir evi yuva yapan hiçbir şey yok artık bu evde. Ahşap kapısından içeri girince b…
…o gözlükleri bayım At gözlüğü ile göremezsin Etrafını sarmış karanlık düşmanı Korkarım Ayı güneş sanıp Yanlış yollara saparsın Sen uzun yolların adamı olacaksın Uzun ve zorlu yolların Sende o maya var bayım Sende koskoca bir ge…
…eza yüksek fiyatlı eşyaların anlatıla anlatıla bitirilemediği bozuk bir zamana yabancıyım. Kendimi bisikletim yokken bile bu kadar dışlanmış hissetmemiştim, öylesi bir yabancılaşma hâli. Yakartop -yani bana göre ortada sıçan-…
…, içimi adeta bir fare kemiriyordu. Bu ilişkiyi bir türlü sonlandıramıyordum, onu kırmak istemiyordum ve yarı yolda bırakamazdım. Onunla büyümüştüm ve zor anlarımda yanımda onu bulmuştum, uzanan ilk el hep onun olmuştu. Bir y…
…her an aklımdan geçen, mırıldanırken minik kalça ve omuz hareketlerinin bana eşlik ettiği o şarkı: “Oh oh oh you and me nobody baby but you and me, hey hey my my.”* Bakışları milim milim uzaklaşırken, tüm vücuduma yayılan…
…. Üstü bile aynı. Bir elli kuruş, bir de yirmi beş.” Bunları düşünürken oturmuş, başını cama yaslamıştı bile. Yoldaki sarsıntılar yüzünden kafası cama çarpıyordu. Kimi zaman sert, kimi zaman yavaşça… Bu çarpışmalar canının hafi…