…kârdır ve daima erkeğinin arkasında, ona destek olan kadındır. Aynı zamanda da mantığı temsil eder. George iş yerinde sorun yaşadığı zaman, para gerektiğinde balayı parasını gözünü bile kırpmadan kocasına verecek kadar düşüncel…
…ilk ciddi kariyer adımımı attım. Deniz İngiltere'de işine devam ediyordu. Bu arada iletişim teknolojileri de yerinde durmamış, epey ilerleme kaydetmişti. Artık teleks diye bir şey yoktu. Internet vardı. Faks kimin umurundaydı.…
…acaklarına sürtünerek yemeğinin başına gitti ve yemeye başladı. O da artık iyice yaşlanmış, eski çevikliğinin yerine hantallık çökmüştü. Dışarıdan çocuk, köpek ve kuş sesleri koro oluşturarak duvardaki deliklerden güneş eşliği…
…acil!’ kisvesi altında siparişi veren Saba eczanesine. A… kavşağından dönüp yukarı tırmanıyor, ardından Pazar yerinin içinden eczaneye geliyorum. İçeri girip iki hoşbeş edip ilacı bıraktıktan sonra dışarı çıkarken gözüme iki kı…
…an elçiydi sanki. Geleli bir hafta olmuştu. Gösterilen ilgi anlatılır gibi değildi. Yüreğim öyle coşmuştu ki, yerimde duramıyor gece gündüz köyde dolaşıyordum. Muhtar bir an olsun beni yalnız bırakmıyordu. O gün de yine birlikt…
…annesi haklıydı zaten, bir çay servisi yanında bunca samimiyet aldığı parayı karşılamaktan çok uzaktı. Tekrar yerine dönerek, siparişleri girdiği ekrana eklediği son çayı iptal etti. Sonrasında komilerden birine diğer bir masa…
…eçbul bilinmezliğe yolcu ettikten sonra, nasıl ahmakça bir tiyatro çevirebiliyorduk? Nefret ediyorum, tüm her yerinden kara mizah taşan o omurgasız ritüelden. İnsanların ekserisi karalar bağlayıp çok iyi beceremeseler de, yüzler…
…kalmamıştı. Kuzinenin üzerindeki çaydanlığın taşırdığı suyun çıkardığı sesle bozuldu kısa sessizlik. Zeynep, yerinden kalktı ve çaydanlığın altını boşaltı üstüne. “ Çay demliyorum. İçer misin? “diye sordu Emre’ye. Emre soruyu b…
…anki. Hiç sönmez gibiydi çünkü sigarası. Evlenip boşanmıştı ve çocuğu yoktu. Gözaltı torbası büyütmüştü çocuk yerine. Bana hep anlatırdı hayatını. Yine anlattı da anlattı. Hayatına küfretti arada. Arada kaçan altılıya sövdü. Ç…
…İdris, ilk kez girdiği bu mekanda kendine kuytu bir köşe bulup çevresindekileri süzmeye başladı. Mekanın orta yerinde, dört-beş genç barbut oynuyorlar, zarları önce avuç içlerine alıp göğüslerine vuruyor, sonra öpüp “ya! Allah”…