Volta
…z, otuz. Evet, otuz. Yorganı katla. Otuz bir, otuz iki: sandalyenin üstüne koy. Otuz üç, otuz dört, otuz beş: yastıkları topla. Otuz altı, otuz yedi, otuz sekiz: yastıkları sandalyeye, yorganın üstüne koy. Otuz dokuz, çarşafı topl…
19 kullanım · 18 yazı
…z, otuz. Evet, otuz. Yorganı katla. Otuz bir, otuz iki: sandalyenin üstüne koy. Otuz üç, otuz dört, otuz beş: yastıkları topla. Otuz altı, otuz yedi, otuz sekiz: yastıkları sandalyeye, yorganın üstüne koy. Otuz dokuz, çarşafı topl…
…r ışığı yansıtan Yüzünde aydınlık izleri Güzün getirdiği yas'tık kimi zaman Yatıya kalmış her şey seninle Bir yastık, bir yorgan Uyuyakalıyorum dizlerinde Uyanıyorum ve sönüyor mumlar Müzik: Evgeny Grinko - Epilogue
…kükle başlarmış giysinin ipliğe dönüşmesi Birler çoğalıyor dilimde Herkes ikiye tamamlanırken Ama yine de siz yastıksız kocayın Ne de olsa çok yastık eskitildi. Dünyanın telaşlarına asın beni Fünyesiz patlatın anılarımı Herkes ha…
…ndan akıyor. Dergiye motivasyon amaçlı sona doğru bakacağım. İstanbul’dan çıkalı iki saati geçti. Biraz uyku, yastıktaki evimsi o kokuyu çeke çeke azıcık gözlerimi kapatmak, uyumasam bile gözlerimi kapatmak. Acaba Rıfat ne yapıyor…
…gözlerin takip ediyor gözlerimi; evimiz gökyüzü. Saat geç oluyor gitmen gerek, saat hiç geçiyor kalman demek. Yastık aralarında sözlerim uyuyor, bildiğin kadar derin. Bir sana uyuyor yazdıklarım, söylemediklerimdir benim şiirl…
…or cennette ölmüş anneler localarda ilahi müzik ziyafetler şimdi yalnız onlara, ikramlar ve yorgun ayaklarına yastık olmuş bulutlar hakları helâl evlatlarına, öyle cömertçesine akılları rahat etmiş nihayet -ki biliyorlar artık…
…ruyorum Kim kimi ne kadar anlayabilir Nana? Anarşizm yordu beni Devlet yordu Kabukla örülmüş adamlar Birtakım yastık adamlar yordu Biraz da Hayyam'ın rubaileri Bu öfkeye, tek başınalığa Çavdar tarlasındaki mutlu çocuklar derma…
…eye konacağı konusunda tedirgin. Sanki “En son nerede kalmıştık?” diye bana soruyorlar. Bardak, kalem, kitap, yastık... Hangisine uzanmalı ellerim? Yarım bıraktığım işlerden birisi geliyor aklıma. İşim gereği acımasızca bağırı…
…arılmaz bir uzama meydana gelecekmiş gibi hissedebilir insan; dönüşsüz eylem. Gövdeleri yumuşak; kaz tüyünden yastıklar kadar. Ağacın birine kollarımı sarıyorum. Toprağın emdiği yağmur suyu, köklerden gözlerime tırmanıyor; sonra…
…kimseye benzemiyordu. Minik kalbine kazıdı o anı. Yastığa başını koydu. Bu bilmediği bir tavan, bilmediği bir yastık… Tek tanıdık eski uyku arkadaşı büyük ayı Po. “On koyun, on bir koyun, on yedi koyun…” Gün sabaha öyle böyle…