…ni ve etrafındakileri kandırarak yaşayanlara ne demeli? Bu noktada kimi suçlamalı, kişiyi mi yoksa bu baskıyı yaratan etkenleri mi? Her çağda var olan “el âlem ne der” merkez kuvveti yalnızca israf olmuş zamandan başka bir şey…
…üm, Ne mümkün sende olabilmek, bunca yaşanmışlığı, özlemi, kırgınlığı yok sayabilmek… Kabuğun altında kanayan yaralı gönlü avutabilmek… Bir aşk kadar geç kalmışken birbirimize, Benim kapattığım seninse bir kez daha çalabileceğ…
…im de aynı sesleri duymam aynı tarihe denk geliyordu. Abimin sürekli her insan kabus görür demesi hiçbir şeye yaramıyordu. Bir süre sonra artık bu sesin ne yapmak istediğini anlamıştım. Babamın çatı katındaki çalışma odasına çağırı…
…ın önemine inananlar, sanatın da önemini kavramalıdır ve biraz olsun risk alarak o sanatı çekip çıkarmalıdır. Yaratıcı zihinler, meraklı zihinlere yol gösterdikçe huzura yakın kalacağız. Peki ya siz, genelde kırmızı hattının ne…
…ış damarlarımdan sızan aroma can suyu şimdi ruhumun yılgın çırpınışlarına ellerimi unutma! dokun ama kanırtma yaralarımı. Yazan: Arzu Bal
…hala karşımda? Neden bu hikâyenin bir parçası oldu şimdi? Sırları dökülmüş, dahası kırılmış bir ayna ne işine yarardı insanın? Bunların hiçbiri akıl kârı değil. Söyledim mi bilmiyorum ama düşlemek ruhu hatırlamaktır, ruhu özgür…
…mediler işte... Sonra Rose vardı bir de Kurşun gibi iniyordu yüzü göğsüme İndikçe gelincikler gibi açılıyordu yaram Seni çok seviyorum diyecektim de Diyemedim işte... II. Babam vardı benim babam Gökten eteklerine buğday serpi…
…attıktan sonra yazarı iyi-kötü diye sınıflandırmanın gereksizliğinden hiç bahsetmek istemiyorum. Ben yazarı ‘‘Yaratım Süreci’nin’’ kendisi olarak tanımlamayı tercih edenlerdenim. Ruhunun inceliği yüzünden yaşadığı akıl erozyonu…
Kimsesiz miyim? Hayır. Çay koydum içiyorum şimdi Karalanmış dizelerim var Yaralanmış bir zihnim Düzgün yazmayan bir dolma kalemim. Boşluğum zirve yaptı yine Düşüncelerim paraşütle iniyor Ve hep olduğu gibi yanlış yere. Kuru nane y…
…sanların hikâyesi bir çıkmaz sokakta kesişiyor. Böylelikle gün yüzüne çıkıyor göstermeye korktuğumuz yüzümüz, yaralı yanımız. Burak Çakır bizim sırrımızı fısıldıyor bizlere, çocukluğumuzun masumiyetini, ilk sevmelerimizi, hüzü…