…ı bir kış ortasıdır. Başını çevirip sırtını ezberlettiğinde Ve giderken kibirden ördüğün yuvana İçimdeki umut yapraklarını Sarartıp süpüren değil midir O sonbaharın çılgın esintisi. Söylesene bana ey dilber! Bilmem kaç mevsim daha g…
…taşının çevresinde yarı çıplak kadınların halayı ve kulakları çınlatan zılgıtları arasında yıkandı Elif. Gül yapraklarıyla bezenen kurnalardan ılık ılık sular döküldü omuzlarına. “Aklanıyorum. Ali Haydar’la ben kirlettik… Bedenimle…
…sigara yaktım ciğerime Nefesimi havaya bağışladım Yağmur oldu düştü toprağıma Zehirledi tüm ağaçları Ve döktü yaprakları Tıpkı sen gibi. Tıpkı sen gibi Sevmediğim biriyle evlendim Öldürdüm sonra Her adımımda daha çok yaklaştım göl…
…al'in bıraktığı yerde. Nezahat, akşamdan buzluktan dolaba indirmiş olduğu kıymadan bir iç hazırladı. Salamura yaprakları az haşlayıp, tuzunu giderdikten sonra oturdu, bir tencere dolma sardı. Dolmalar pişerken, bol tereyağlı erişt…
…zaklaşıyordu sanki. Sıcaktandır, dedim. O an olan her şeye “sıcaktandır” diyebilirdim. İleride ufak bir ağaç. Yapraklarının rengi henüz güneşte ezilmemiş. Gölgesinde soluklanayım, diye düşündüm. Fakat vardığımda ağacın altında bir ba…
…ığı bu kıyağın bir sonu olacağını anlamıştım. Bu telaş, ters tepmiş olmalı ki sert bir rüzgâr esmeye, yerdeki yaprakları uçuşturmaya başladı. Sen ise havalanan eteğini, muhtelif yerlerin gözükmesin diye ellerinle düzeltmeye çabalı…
…sıkıldığı, çenesinin kasıldığı durumdan çıkarak bağırdı: - Git, gelme onların yanına! Yerdeki sarı kahverengi yaprakların kuruluğunu yüzüne, toprağın tozunu ise pardösüsünün eteklerine taşımıştı. Eğilip kalkması ile ağzından çıkan…
…man olursam, etim; beş kuruşa satılsın. ‘Olmadı’ diye başlayan gazeller çürüsün, Dökülsün bir bir, zemherinin yaprakları. Sonrasında açsın ezan çiçekleri, Boynuma geçerken ip, gelmeli kulağıma; ‘Tekbir!’ sesleri, Görmeliyim arefe…
…, papatyaları selamlayarak ormanın içinde yürüdü, gerektiğinde de süründü. Rüzgâr eserken söğüt ağacının uzun yapraklarına asıldı ve rüzgâr bitene kadar da orada sallandı, biraz şekerleme yaptıktan sonra da ormanda yürürken karşısın…
…mış Ne geçmiş ne de şimdikiler tadında An törpüsü ömrünü kemirirken İlk rüzgârla göçüveren bendini Takvimler, yapraklarında erirken Solan erguvanlara sor kendini Sahi! Doğduğun mevsim hangi bahar Yaşama tutunduğun en ince dal Güldüğü…