Boş Bomboş Yüzler
Makyajı yapılan Serkan, yanından ayırmadığı kalem ve kâğıdını ceketinin cebinden çıkarıp beklemeye başladı. Ne zaman boş kalsa hep aynı şeyi yapar; çizer, çizerdi… Öğle tatilinde herkes sohbet ederken, o bir köşede… Eli kalemin…
39 kullanım · 30 yazı
Makyajı yapılan Serkan, yanından ayırmadığı kalem ve kâğıdını ceketinin cebinden çıkarıp beklemeye başladı. Ne zaman boş kalsa hep aynı şeyi yapar; çizer, çizerdi… Öğle tatilinde herkes sohbet ederken, o bir köşede… Eli kalemin…
…çe çerçeveyi eline aldı. Siyah beyaz hatta sararmış bir fotoğrafta, muhteşem güzellikte, saçları özenle topuz yapılmış, üzerinde dantel uçuş uçuş bir elbise, gözleri yaramaz bir çocuk kadar hınzır ve bir o kadar kadın bakan, otu…
…n oğlum!” Yanlış anahtarla açılmış, yanlış kapıdan girilmiş bir hayat yaşadığımı bilemeyecek. Uyuyor numarası yapıyorum. Sevilmeyi seviyorum. Yazan: Altuğ Altıntaş Sayı: 38
…sosyalleşiyor, durumlarını sabahtan akşama paylaşıyor, gülüşüyor, ideoloji peşinden koşuyor, ne yapsa topluca yapıyor… Biz, bizimkisi tek tabancalıkta diretiyor. Ne bir topluma aidiz, ne de birkaç eş dosta sahibiz. Varsa yoksa…
…sonra yaprak fırtınasına yakalandı. Ayakları sapsarı bir tozla kaplandı ya da öyle olmasını isterdi. Acaba ne yapıyordur şimdi? Burada benimle bıraktığı yılları mı sayıp döküyordur ortaya, belki de yalnızca camların ardındaki kara…
…aldık.” Küçük ellerini yanağına kondurup cam köşesine kaydı. Minik bir serçe... Soğuktan donmuş ayakları dala yapışmış kalmış, acılı acılı ötüyor ve yalnız… Kanatlarını çırpıştırıyor ama nafile. O serçeden bir farkı yoktu. Korku…
Kelimelerin türetilmesi ya da gündelik hayata uyum sağlamaları, bu kelimelerin hangi düşünce yapısı altında hangi anlamlara hitaben kurulduğunu her zaman düşündürtmüyor. Yanımdaki insan da bu kelimeyi kullandı, ben bu kelimeyi…
…“Annen değildi o” diyorlar. “Ben bebek değilim ki tam 8 yaşındayım!” diyorum ağlayarak. Saçım başım birbirine yapışıyor ağlamaktan. Cici annem banyoya sokuyor beni. Pazar günü olmadığı hâlde yıkıyor. Şampuan gözüme kaçıyor ama ağ…
…ağını şaşırmıştın anam. Ben saksı gibi pencere kenarında otururken sokakta oynayan bütün çocukları kek, börek yapıp her gün eve çağırmanı nasıl unuturum. İkimiz de biliyorduk; yiyecekler olmasa, Almanya'dan gelen oyuncaklar o…
Siyah deriden yapılmış dört köşeli bavulun sapını sıkıca tutuyordu. Ömrünün bütün yükünü içine doldurmuştu, taşımakta zorlanıyordu. Bir kısmını boşaltsa neleri bırakırdı geriye? Gençliği, aşkları, aldanışları, hayal kırıklıkları…