Pazarda
…. Bebeği dilini yutmuş sanki, arabada çıtı çıkmıyor. Sessizlik öndeki kadını çıldırtıyor âdeta. Dilini yumruk yapıp savuruyor: "Ne kadar terbiyesizsin be kadın! Sen Suriyeli misin?” Sonunda öfkesi dinmişti kadının. Kızıyla yü…
27 kullanım · 22 yazı
…. Bebeği dilini yutmuş sanki, arabada çıtı çıkmıyor. Sessizlik öndeki kadını çıldırtıyor âdeta. Dilini yumruk yapıp savuruyor: "Ne kadar terbiyesizsin be kadın! Sen Suriyeli misin?” Sonunda öfkesi dinmişti kadının. Kızıyla yü…
…leler. Ve herhangi bir aydınlanma da vaadetmiyor. Çürüyoruz hep birlikte. Bu bile basitlik içinde oluyor. "Ne yapmak gerek" diye soruldu SU'ya. "Hiç" deyip akıp gitti su.
…adım. Saliha Hanım hakkın rahmetine kavuşmuş; kızları evi yeniden düzenliyorlardı. Bana tarihi eser muamelesi yapan Sevim oturacaktı artık bu evde. O gün çok üzüldüm. Saliha Hanım'ı çok severdim. Birlikte az mı çekmiştik haya…
…er böyle olmamıştı!" denilecek... Tam da kesin yargılarla konuşmaya başladığımızda; kar tanelerini, o altıgen yapılı buz parçalarını, incelemeye koyulabiliriz. Her bir kar tanesi, kendi gruplandırmasına yakışacak düzeyde, ana…
Tırnaklarımı yemekten daha iyi bir şey yapamadım. dolaşmadım. anlamadım. baktım. sade-ce. Alarmlar kurdum. alarmlar kapattım. okullara gittim ve sınavlar. mumlar da üfledim. senede bir. bir atomun neredeyse tamamı boşken, ben gör…
…dolan paralara kayıp duruyor. Kapanış için özgür bırakıyorum çellomu. Son şarkı müesseseden… /Ele güne karşı yapayalnız, böyle de olmaz ki. / Nasıl da gittin insafsız? / Böyle bırakılmaz ki…/ Son kupleyi çalarken yorulmuş ellerim…
…an, yazacaktır.” Kalemi de Zehra’yı da göğsüme basmak istediğim o an sadece gülümseyerek, “Öyle mi, peki öyle yaparım Zehra” diyebildim. Ve şimdi, altı yıl sonra; elindeki cips paketleri yerine fener, ayağındaki soluk pembe ve…
Hüzünleri pul yapıp, işlerim kaftanıma tanelerini… Işıltısı evrendeki yıldızlar misali. İşleyene sor, işlemek ne zor… Kaftan sırtımda yük mü, mertebe mi? Taşıyana sor, anlamak ne zor… Büyüklüğü kadar yere sürünür, Yürürken tu…
…ndiğimiz şey baharın tomurcukları değil, sonbaharda toprağa verdiklerimizdir. Toprakla kucaklaşan altın rengi yapraklar, turuncunun en pastel ve yumuşak tonuyla çizilmiş gün batımı, vaktiyle orada yanımızda olanların anısını yaşa…
…, bitmeyen hikâyeler, efsaneler. O anneannemin cebiydi. Çocukluk aklı işte bir gün anneannem uyurken aşırılık yaptık. Gidip cebinden anneannemin bacaklarındaki çukurları çaldık. Dam başının altında saklanıp salya sümük ağlayar…