De Ne A
…dim. Keşke çocukluğumu bölüp apar topar Amerika’ya göndermeseydin beni. Ünlü bir bilim adamı olmaktansa senin yanında büyümeyi ne çok isterdim.” Ardından, trafik kazasından ölen annesini de anımsayınca artan gözyaşlarını gömütl…
3 kullanım · 3 yazı
…dim. Keşke çocukluğumu bölüp apar topar Amerika’ya göndermeseydin beni. Ünlü bir bilim adamı olmaktansa senin yanında büyümeyi ne çok isterdim.” Ardından, trafik kazasından ölen annesini de anımsayınca artan gözyaşlarını gömütl…
…güzele. Ama bu başka, kız sanki ateşe atılmış İbrahim de Seyfi ağzında su taşıyan karınca. Gitti yanına, önce yanındaki kadına sordu, kadın çay istedi, çayı doldurdu ve bunca yıllık tecrübeye rağmen eli titredi Seyfi’nin ve döktü…
…a, ölsem babam ne zaman fark eder? Bilemiyorum… O, eve uğrayana kadar hiç düşünmüyorum bunları. Tam anahtarın yanına bırakılmış parayla yaşamaya alışıyorum, çıkıveriyor birden girdiği delik her neyse. Gözlerimi dün gecenin sır…
…i mi yoksa büyük bir aydınlanma mı yaşadığını anlayamıyordu. Tek bildiği koşması gerektiğiydi. Öyle de yaptı. Yanından geçtiği insanların, kendi gördüğü şeyleri göremediğini biliyordu. Kendisinin de kısa bir süre önce bu insanla…
…ağzında olan kadın, dişlerinin sıkıldığı, çenesinin kasıldığı durumdan çıkarak bağırdı: - Git, gelme onların yanına! Yerdeki sarı kahverengi yaprakların kuruluğunu yüzüne, toprağın tozunu ise pardösüsünün eteklerine taşımıştı…
…ğımda karanlık dökülüverdi üstümden. Yerden kalkıp kanayan dizlerimi silerek yürümeye devam ettim. Yıkık evin yanındaki yonca tarlasının sonunda bir mezar gördüm. Mezarın kafasından kan sızıyordu. Mezarın tepesinde bir karga se…
…çarken gözlerinde beliren ürkekliği izler, sonra üzülüp başını avuçlarıma alarak göğsüme bastırırdım. Fırının yanındaki terzinin çocuklarıyla oynamak isterdim. Daha on metre yaklaşmadan izbandut gibi bir kadın çıkardı kapıya. Eli…
…ahramanındaydı aklı. Yaşamını benzettiği sokak lambasını düşünürken daha derin felsefesi olan deniz fenerinin yanında buluvermişti kendini. Deniz fenerinde her zaman onu çeken bir tılsım vardı. Bir kartpostal, bir magnet, bir t…
…ekilde çocuğun yanaklarını ısıtmaya çalıştığı anlaşılıyordu. Daha sonra çocuğun elinden tutarak sobanın hemen yanındaki sıraya oturttu ve çocuğun önünde eğilerek ayakkabılarını çıkardı. Babamı şaşkınlıkla izliyordum. O adam ben…
…ordum. Bu yüzden normalinden çok daha kısa sürede eve yaklaşmıştım. İşte o anda bir şey oldu. Boş bir arsanın yanından geçerken, duyduğum büyük bir uğultu ve hissettiğim sarsıntı, daha önce de yaşadığım için depremin geldiğini h…