…te gösterimler yapılmıştı. İstanbul'da sinema, 1914'e dek Beyoğlu'nda (Pera) yoğunlaşmıştı. Dağıtım, gösterim yabancıların tekelindeydi. O dönemler Weinberg, ülkedeki tek sinemacıydı. Lumière'lerin adamı Promio, Fransız elçiliğine r…
…or ve yüz çeviriyor. Leylak çiçeğinin saf kokusuna bulanmadıkça onlardan biri olamayacağıma karar veriyorlar. Yabancı birine kapılarını kapatan zihnin içinde kalmış değerli hatıraları düşün. Korkuma akıl erdirebilmiş olmalısın.…
…rsın hedefe, çünkü beklentilerindir seni sen yapan değerlerinden biri. Önce sessizleşirsin, sonra yavaş yavaş yabancılaşırsın kendine… Hayatın kıyısına çekilip küflenen duygularını ve çürüyen ruhunu izlersin. Geriye kalansa sadece posa…
…tabi olunarak neticeye göre mesleki eğitime yönlendiriliyordu. Dolayısıyla kimse işinde ve özelinde herhangi yabancılaşma duyumsamıyordu. Her birey geleceğini katileştiren ekolünde, sevdiği işten kuşku duymaksızın çalışıyordu. Sevg…
…r akşam eğlencesi yaptınız’’ diye bağırdı. Çıldırmak üzereydi, kendini sokağa attı. Başı eğik hızlı adımlarla yabancı bir şehrin sokaklarında yürürken sürekli düşünüyordu. - Bu insanlar gülmek için neden stand-up’a falan gitmez…
…asındaki azamete hayranlıkla baktıkça, içi garipleşiyor, tarifsiz şekilde fersah fersah ötelere göz diken bir yabancılığa bürünüyordu. Bir şey vardı. Aslı ise, araştırmasının son demlerine girmenin verdiği muzaffer edayla, daha emi…
…playacağı bir hançer ile veya vücuduna bağlayacağı kilolarca bomba ile paramparça edebileceği kanlı canlı bir yabancı değildi. Onun düşmanı, düşmanların en güçlüsü, en sinsisi ve en zarar verilemez olanıydı, kendisiydi. Kadınla…
…telaşsız çünkü inmeseydi yüce peygamber metafizik kavgalarda unuturdum aklımı ki buhran tek kişiliktir. şehir yabancı günü yolcu eden kızıllığın sedatize etkisi kotaramaz aidiyetsizlik hissini tüm alfabelerle tekrara yenik umut…
…ıyordum. Kapı, salondaki eskimiş çekyat, yerdeki kenarları eprimiş halı, tüplü televizyon... Her şey öylesine yabancı ve bir o kadar da tanıdık geliyor ki sanki buraya ilk gelişim, annemle komşuya gidişimiz gibi. Çünkü bizim so…
…lar hiç eskimeden taptaze kalan bir koku bırakmışlardı satırlarda; ölüm kokusu… Kaan İnce bu dünyaya şiir ile yabancılaşır. Şiiri bir “Devrik Yürek Savunması” olarak görür. Şiire şiir yazar. Hayata dair olan ümitsizliği yüzünden kal…