Rıhtım
Rıhtım Sözlük

üzeri

14 kullanım · 13 yazı

Arşiv eşleşmeleriGeçtiği yazılar

Mayıs

…aybolan yıldızlara, İki nota, ayrı parçalarda yankılandı Gözleri uzak bir şehirde kaybolmuş, Sesi, dalgaların üzerinde sonsuz bir ezgi. Maia'ydı adı. Yalnızlıkta çalınan bir Mayıs ezgisi.

Üsküdar'da İken

…a olmuş. Anlam veremediğim bir demir monte edilmiş oraya, İnsanlar akıp geçiyor, kuşlar süzülüyor minarelerin üzerinden. En çok kuşları seviyorum ben, Bir kanadı Mihrimah Sultan’a, diğer kanadı Boğaz’a çırpan. Her kanat çırpışınd…

Uzak

…ydırdı Üç yanlış bir doğrunun aklını çeldi Dokunmak tenimizden teğet geçti. Bir vakitti. 'An'dı. Aşk konsolun üzerinde unutulmuş olmalıydı Fakat öyle olsa gelmezdi ardından sesi. Ses, innem de fena şey. Şey demişken, yenildim sa…

Uyuyor muyuz Böyle?

…arsa da bulunmaya devam etmeliler mi?” sorusu oluşunca kramplar giriyor beynimize. Belirli bir toprak parçası üzerinde yaşayanlar, neyin değerini neye göre belirliyor? Yerdeki asfaltın boyasını yenileyen bir adam; bir ülkede kar…

Elinde Bir Çiçek

…undan sonra uzun yıllar hep seksenli kilolardaydın. Kısalmış boyun, elbisenin boyunu uzun gösteriyor. Yine de üzerindeki bahar çiçekleri gülümsüyor seninle birlikte. Kemikleri ortaya çıkmış ellerinin titremesine değil, gözlerine ç…

Veda, Vefa ve İşte Öyle Bir Şeyler

…ne önemli şeydi! Ne diyordum, Dincel gitti ama bizim arkadaşlık kraliyet posta hizmetleri ve acentenin faksı üzerinden devam etti. Dincel, kendi adresi değişse bile değişmeyecek bir adres vermişti bana: babaannesinin adresi. "Se…

Kol Saatli Adam

…ömrü boyunca susacak değil ya, şöyle diyor: “Ulan, zamana bak. Açlık sınırının bedeli, asgari ücret bedelinin üzerine çıkmış. Bırak kendine ayıracak zaman bulmayı, karnını doyuracak zamanı kaybettik...” Son 5 dakikadır kol saat…

Sanrı

…sıkıldığında ağaçları uzatıp tırmandığım, ayaklarımı sallayarak aşağı baktığım bulutlar. Bugün hepsi telaşlı. Üzerimde büyük göçlerin ayak izi var. Ve ben yüzyıldır aynı uykudayım. Kadınlar, çocuklar kaçıyor uykumdan. Uyanıyorum…

Üç Artı Bir

…ir tepsiyle içeri girmişti. Tepsiyi kapının yanındaki sehpaya koydu. Yere, halının tam ortasına serdiği bezin üzerine tepsiyi koyup “Hadi buyurun, Allah ne verdiyse…” demişti. Sofrada üç boş tabak, ortada bir tabak dolusu lahan…

Yazarların gözünden

Sözceler

Tüm sözceler
Bu sözcük için henüz onaylanmış sözce yok.