Basira
…treşimler toplumsal bir kitlesel yok oluşa yol açtı. Belamir’in planı işlemiş, Basira kontrolünü kaybetmişti. Uyandığında, soğuk bir hücrede zincire vurulmuş hâlde buldu kendisini. Basira önce mahkemeye çıkarıldı; Dünya tarafından…
23 kullanım · 18 yazı
…treşimler toplumsal bir kitlesel yok oluşa yol açtı. Belamir’in planı işlemiş, Basira kontrolünü kaybetmişti. Uyandığında, soğuk bir hücrede zincire vurulmuş hâlde buldu kendisini. Basira önce mahkemeye çıkarıldı; Dünya tarafından…
…celemezsek sonuç istenmeyen bir hâle bürünebiliyor. Ve bu cümleye kadar aklımızda tek bir pırıltı oluşmadıysa uyanma vaktini çoktan kaçırdık diyebilir miyiz? Mesele, başlı başına bir karışıklık; birilerine ufak iyilikler yapma…
uyanıp her sabah yokluğuna gözüm yaşı ile yuğdum yüzümü sıvadım kolları iş çokluğuna bahar gösterdim hep ele güzümü taş taşıdım, hasret çok daha ağır yarama tuz bastım, ezdim üzümü korktum, adın benle kötü anılır bahar gösterd…
…p içinde taşır insan. Karanlık olmazsa aydınlığı, aydınlık olmazsa karanlığı nasıl anlarız ki? *** “Hey Sara! Uyan!” Gözlerini açtığında, Sara’nın gördüğü ilk şey bembeyaz bir tavan olmuştu. Görüntüsü netleştiğinde, ellerini…
…arak öfkesini atmasını istiyor öğrencisinden. Sabaha kadar bitiriyor verilen görevi. Sonrasında uyuyakalıyor. Uyandığında ise geride bıraktığı sadece öfkesi oluyor. Kış dönemi ise insanın geçmişte yaptıklarıyla yüzleşmesi olarak ka…
…netmek ve alışarak değişip dönüşmek. Eskimiş alışkanlıkların sert kabuğunu kırmadan, yeni bir zihin mevsimine uyanmak mümkün değildir zaten. Enerjinin ve farkındalığın dansı ise bedeni esnetmekle başlar. Amaç fiziksel sınırları…
…orum her şeyi yeniden seni en baştan seviyorum saçların parmak uçlarımda uyku şövalyesi saçların kulaklarımda uyandıran beni ceketini alıp geliyorsun yine de üşüyorsun mektup habercisi kâğıt sesleri şimdi bir oda da sana açılmalı…
…e katılmak zorunda kaldım. Onu yüzünde tebessümle uğurladığım için mutluydum. Ertesi sabah güm güm sesleriyle uyandık. Hüsamettin “Sabahın köründe kim bu?” diye koşturdu. “Nerede o muhtar olacak karın, çağır gelsin,” bağırtılar…
ruhsuz bir geceye uyandığım kendimedir kendimedir susamışlığım ebedi bir yazgıyı taşıyorum alnımda sürgünüm, bahtsızım, tükenmişim… ölü bir yalnızlıktı taşıdığım kamburlaşmış anılar ağırlığınca gözyaşlarımın yolları nasırlı kurum…
…eşlik etmişti gülümsemesine. Durun durun, uykusuzluğum bu yüzden değil. Yudum’u görmek içimde tarifsiz hisler uyandırmadı diyemem ama bu karşılaşma benim eski platonik duygularımı asla depreştirmedi. Lakin depreşse ne olacaktı ki.…